Çalışma Alanı

Arabuluculuk

Arabuluculuk, tarafların uyuşmazlığı tarafsız bir arabulucunun yönettiği oturumlarda kendi iradeleriyle çözmelerine imkân veren ve başvurudan son tutanağa kadar kendine özgü usul kuralları bulunan bir süreçtir.

Avukat Ceren Eren - arabuluculuk Çalışma Alanı Görseli

Arabuluculuk, üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen bir uyuşmazlığın, sicile kayıtlı ve tarafsız bir arabulucunun yönettiği oturumlarda taraflarca çözülmesini amaçlayan bir usuldür. Arabulucu hâkim gibi karar vermez, hakem gibi hüküm kurmaz; gündemi düzenler, tarafların birbirini duymasını sağlar ve tıkanan başlıklarda seçenek üretilmesine yardımcı olur. Sonucun içeriğini belirleyen irade her zaman taraflara aittir.

Sürecin nasıl başladığı iki başlıkta ayrışır. Kanunun dava açılmadan önce arabulucuya gidilmesini aradığı uyuşmazlıklarda arabuluculuk bir dava şartıdır; bu aşama tamamlanmadan mahkemeye gidilmesi hâlinde dosya esasa girilmeden sonuçlanabilir. Bunun dışındaki uyuşmazlıklarda ise taraflar diledikleri anda ihtiyari olarak arabulucuya başvurabilir. Her iki hâlde de işleyiş benzer bir sırayı izler: başvuru, görevlendirme, tarafların davet edilmesi, oturumlar ve sürecin tutanakla sonlandırılması.

Arabuluculuğu diğer görüşme biçimlerinden ayıran iki kurum daha vardır: oturumlarda ortaya konan beyan ve belgelerin sonraki yargılamada kullanılamamasını sağlayan gizlilik rejimi ile anlaşma hâlinde düzenlenen belgeye icra edilebilirlik kazandırılması imkânı. Bu sayfadaki başlıklar bu kurumların işleyişini genel bilgilendirme amacıyla ele alır; her uyuşmazlık kendi konusu ve koşulları içinde ayrıca değerlendirilir.

01 Arabuluculuk

Arabuluculuk hangi uyuşmazlıklarda ve nasıl işler?

Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir uyuşmazlığı, sicile kayıtlı ve tarafsız bir arabulucunun yönettiği oturumlarda kendi iradeleriyle çözmelerini amaçlayan bir usuldür. Sürecin ayırt edici yanı, karar verme yetkisinin üçüncü bir kişiye devredilmemesidir; arabulucu yargılama yapmaz, delil değerlendirmez ve taraflardan biri lehine görüş bildirmez. Bunun yerine gündemi düzenler, tarafların birbirini duymasını sağlar ve tıkanan başlıklarda seçenek üretilmesine yardımcı olur.

Hangi uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir?

Kanun, arabuluculuğun alanını tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarıyla sınırlar. Bu ölçüt uygulamada bir eleme işlevi görür: yalnızca mahkeme kararıyla kurulabilecek durumlar ile tarafların anlaşmasıyla sonuçlandırılamayacak konular süreç dışında kalır. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar da kanunen bu yolun dışında tutulmuştur. Elverişlilik değerlendirmesinin başvurudan önce yapılması yerinde olur; kapsam dışı bir konuda yürütülen görüşme, tarafların beklediği hukuki sonucu doğurmaz.

Arabulucunun konumu ve yükümlülükleri

Arabulucu, kanunda aranan koşulları taşıyan ve Adalet Bakanlığı bünyesinde tutulan sicile yazılan kişidir. Görevini tarafsız biçimde yürütmesi, taraflara eşit davranması ve tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren durumları önceden bildirmesi beklenir. Süreç boyunca taraflara arabuluculuğun esasları, kendi rolü ve olası sonuçları hakkında açıklama yapmakla yükümlüdür. Görüşmeleri yönetirken bir çözümü dayatamaz; tarafların bilgilendirilmiş ve iradi karar vermesi esastır.

İki başlangıç: dava şartı ve ihtiyari başvuru

Sürece iki farklı kapıdan girilir. Kanunun dava açılmadan önce arabulucuya gidilmesini aradığı uyuşmazlıklarda bu aşama bir dava şartıdır ve tamamlanmadan mahkemeye başvurulması hâlinde dosya esas incelenmeden sonuçlanabilir. Diğer hâllerde ise taraflar uyuşmazlığın her aşamasında, hatta dava görülürken bile, kendi istekleriyle arabulucuya gidebilir. Fark başlangıçtadır; oturumların işleyişi, gizlilik rejimi ve anlaşmanın sonuçları bakımından süreç büyük ölçüde aynı çerçevede yürür.

Başvurudan tutanağa: sürecin iskeleti

İşleyiş belirli bir sırayı izler: başvurunun yapılması, arabulucunun görevlendirilmesi, tarafların davet edilmesi, ilk toplantının yapılması, gerekiyorsa ek oturumların planlanması ve sürecin bir tutanakla sonlandırılması. Her adımın kendi kaydı vardır; başvuru formundan son tutanağa kadar üretilen belgeler, sonraki aşamalarda sürecin nasıl yürüdüğünü gösteren dayanaklardır. Bu sayfadaki anlatım genel bilgilendirme amacı taşır; her uyuşmazlık kendi konusu ve koşulları içinde ayrıca değerlendirilir.

02 Olası Durumlar

Arabuluculuk hangi anlarda gündeme gelebilir?

  1. Arabuluculuk davetinin ulaşması

    Görevlendirilen arabulucu tarafa telefonla, elektronik ortamda veya yazılı biçimde ulaşmış ve ilk toplantı için gün önermiştir. Davetin hangi uyuşmazlığa ilişkin olduğu ve toplantıya kimin katılacağı bu aşamada netleştirilebilir.

  2. Zorunlu aşamanın kapsamda olup olmadığının belirsizliği

    Bir talebin dava açılmadan önce arabulucuya götürülmesi gerekip gerekmediği tartışmalıdır. Kapsamın ve başvurulacak büronun belirlenmesi, atılacak ilk adımı doğrudan etkiler.

  3. Karşı tarafın ilk toplantıya gelmemesi

    Davete karşılık verilmemiş ya da toplantıya katılım sağlanmamıştır. Sürecin bu sebeple sona erdirilmesi ve durumun tutanağa nasıl yazılacağı gündeme gelir.

  4. Görevlendirmenin yapıldığı yere itiraz edilmesi

    Karşı taraf, arabulucunun yetkisiz bir yerde görevlendirildiğini ileri sürmüştür. İtirazın nasıl inceleneceği ve sürecin nasıl yeniden kurulacağı bu aşamada ele alınır.

  5. Oturumda temsil ve yetki sorunu

    Bir tüzel kişi adına katılan kişinin anlaşma koşullarını değerlendirme yetkisi tartışmalı hâle gelmiştir. Yetki belgesinin kapsamı, oturumun sonuç verip vermemesini belirleyebilir.

  6. Kısmi anlaşma ihtimalinin doğması

    Taraflar bazı kalemlerde uzlaşırken diğerlerinde uzlaşamamıştır. Kapanan ve açık kalan konuların tutanakta nasıl ayrıştırılacağı önem kazanır.

  7. Anlaşma belgesinin imzaya sunulması

    Görüşme sonunda hazırlanan metin imza aşamasına gelmiştir. Edimin içeriği, ifa takvimi ve ibra kapsamı imzadan önce okunarak değerlendirilebilir.

  8. Sürecin anlaşmasız kapanması

    Görüşmeler sonuç vermemiş ve son tutanak düzenlenmiştir. Tutanağın örneğinin alınması ve sonraki aşamanın planlanması bu noktada gündeme gelir.

03 Süreç

Bir arabuluculuk sürecinde izlenen sıra

  1. Uyuşmazlığın elverişliliğinin belirlenmesi

    Konunun tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri alanda bulunup bulunmadığı ile dava şartı kapsamında olup olmadığı tespit edilir.

  2. Başvurunun yapılması ve görevlendirme

    Yetkili büroya başvuru formu sunulur; arabulucu listeden görevlendirilir veya tarafların üzerinde anlaştığı kişi göreve başlar.

  3. Davet ve ilk toplantının planlanması

    Arabulucu taraflara ulaşarak toplantı gününü belirler; katılacak kişiler ve yetki belgeleri önceden netleştirilir.

  4. Oturumların yürütülmesi

    Gündem başlıklara ayrılır; ortak ve ayrı görüşmelerle seçenekler üretilir, gerekiyorsa belge tamamlanması için ara verilir.

  5. Sonucun tutanağa bağlanması

    Anlaşma, anlaşmama veya toplantıya katılmama hâllerine göre son tutanak düzenlenir; anlaşma varsa ayrıntısı belgeye geçirilir.

  6. Belgenin uygulanması veya dava yoluna geçiş

    Anlaşma hâlinde ifa izlenir ve gerekirse icra edilebilirlik şerhi istenir; anlaşmama hâlinde tutanakla birlikte yargı yolu planlanır.

Aşamalar temsilîdir; izlenecek yol somut olayın niteliğine göre belirlenir.

04 Belgeler

Süreç boyunca üretilen ve incelenen kayıtlar

  • Arabuluculuk başvuru formu Tarafları, uyuşmazlığın konusunu ve başvurunun kapsamını gösterir; sonraki tutanakların çerçevesini belirler.
  • Görevlendirme yazısı Arabulucunun hangi büro tarafından ve hangi dosya kapsamında görevlendirildiğini belgeler.
  • Davet kayıtları Tarafa hangi tarihte ve hangi kanalla ulaşıldığını gösterir; katılım tartışmalarında dayanak oluşturur.
  • Vekâletname veya temsil yetki belgesi Oturuma katılan kişinin görüşme ve anlaşma bakımından hangi yetkiyi taşıdığını ortaya koyar.
  • Uyuşmazlığın kaynağını gösteren sözleşme ve ekleri Tarafların yükümlülüklerini ve varsa çözüm yoluna ilişkin kayıtları görünür kılar.
  • Talep kalemlerini gösteren hesap tablosu Görüşmenin toplam bir rakam yerine kalemler üzerinden yürütülmesini mümkün kılar.
  • Oturum tutanakları Toplantıların hangi tarihte yapıldığını ve sürecin nasıl ilerlediğini kayda geçirir.
  • Son tutanak ve varsa anlaşma belgesi Sürecin hangi sonuçla kapandığını belgeler; sonraki aşamanın dayanağını oluşturur.

Belgeler görüşme sırasında birlikte değerlendirilir; bu form üzerinden veya e-posta ile hassas belge iletilmesi beklenmez.

05 Dikkat

Süreçte gözden kaçırılmaması yararlı olan noktalar

  • Davetin yanıtsız bırakılmaması

    Arabulucunun daveti, hakkında karar verilmesi gereken bir bildirimdir. Katılımın mümkün olmadığı hâllerde durumun zamanında bildirilmesi, sürecin tek taraflı biçimde kapanmasını önleyebilir.

  • Oturuma katılacak kişinin karar yetkisi

    Anlaşma koşullarını değerlendirebilecek yetkisi bulunmayan bir katılım, görüşmenin sonuçsuz kapanmasına yol açabilir. Yetkinin kapsamı ve belgesi toplantıdan önce hazırlanabilir.

  • Paylaşılacak bilginin sınırının belirlenmesi

    Gizlilik güvencesi bulunmakla birlikte, oturumda hangi kaydın hangi amaçla sunulacağının önceden düşünülmesi yerinde olur. Ayrı görüşmede aktarılan bilginin karşı tarafa iletilmesi ise ilgili tarafın iznine bağlıdır.

  • Anlaşma metninin kapsamının açık yazılması

    Hangi taleplerin kapsandığı ve hangilerinin dışarıda kaldığı metinde ayrıştırılmadığında, kapanmış sanılan bir konu yeniden tartışmaya açılabilir. İbra ifadelerinin sınırı bu nedenle imzadan önce okunur.

  • Son tutanağın örneğinin alınması

    Tutanak yalnızca sürecin sonucunu değil, dava şartının yerine getirildiğini de gösteren belgedir. Aslının ya da onaylı örneğinin temin edilerek saklanması sonraki aşamada aranır.

  • Takvimin süreç boyunca izlenmesi

    Büroya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımının durması öngörülmüştür. Buna karşılık uyuşmazlığa bağlı diğer takvimlerin ayrıca izlenmesi gerekir.

06 Arabuluculuk

Dava şartı arabuluculuk: zorunlu ilk durak

Bazı uyuşmazlıklarda kanun, mahkemeye gidilmeden önce arabulucuya başvurulmasını arar. Uygulamada bu başlık altında; işçi ile işveren arasındaki alacak ve işe iade talepleri, konusu para alacağı veya tazminat olan ticari uyuşmazlıklar, tüketici uyuşmazlıklarının kanunda gösterilen bölümü ile kira ilişkisinden, taşınır ve taşınmazın paylaştırılmasından, kat mülkiyetinden ve komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklar anılır. Kapsam zaman içinde genişleyebildiğinden, somut talebin bu listede yer alıp almadığı her başvuru öncesinde güncel düzenleme üzerinden kontrol edilir.

Başvuru, adliyelerde kurulan arabuluculuk bürolarına yapılır; büro bulunmayan yerlerde bu iş, görevlendirilen sulh hukuk mahkemesinin yazı işleri müdürlüğünce yürütülür. Yetkili büro kural olarak karşı tarafın yerleşim yerine veya işin yapıldığı yere göre belirlenir. Formda tarafların kimlik ve iletişim bilgileri ile uyuşmazlığın konusu gösterilir. Yetki konusu biçimsel bir ayrıntı değildir: karşı taraf görevlendirmenin yetkisiz bir yerde yapıldığını ileri sürerse itiraz sulh hukuk mahkemesince dosya üzerinden incelenir ve sonuca göre süreç yeniden kurulabilir.

Görevlendirme, büro tarafından sicile kayıtlı arabulucular arasından listeden yapılır. Taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşmışsa bu kişi göreve başlar. Görevlendirilen arabulucu tarafların iletişim bilgilerine ulaşarak toplantı gününü belirler ve süreci başlatır; davetin hangi kanalla yapıldığı da kayda geçirilir.

Dava şartı arabuluculukta sürecin kanunda öngörülen süre içinde sonuçlandırılması beklenir; zorunlu hâllerde bu sürenin uzatılması mümkündür. Sürecin tamamlanmasıyla düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği, açılacak davanın dilekçesine eklenir. Eklenmediği takdirde mahkeme tamamlanması için kesin süre verir; bu süre içinde de sunulmazsa dava, esasa girilmeden usulden reddedilir.

Sürecin kendi yaptırım düzeni de bulunur. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, sonraki yargılamada kısmen ya da tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyebilir. Buna karşılık başvurunun kendisi hak kaybına yol açmaz: büroya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

07 Arabuluculuk

İhtiyari arabuluculuk: tarafların kendi seçimiyle başlayan süreç

Zorunlu aşama kapsamında olmayan uyuşmazlıklarda arabuluculuk, tarafların isteğine bağlı bir yoldur. Bu yola uyuşmazlığın hemen başında, görüşmeler tıkandığında ya da yargılama sürerken başvurulabilir. Belirleyici ölçüt konunun elverişliliğidir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği bir mesele varsa, süreci başlatmak için ayrıca bir zorunluluk aranmaz.

Başlangıç birkaç biçimde kurulabilir. Sözleşmeye önceden konulan bir arabuluculuk kaydı tarafları bu yola yönlendirebilir; uyuşmazlık doğduktan sonra yapılan ayrı bir anlaşma da aynı sonucu doğurur. En yaygın hâl ise taraflardan birinin daveti ve karşı tarafın bu daveti kabul etmesidir. Davetin kanunda öngörülen süre içinde yanıtsız kalması, kural olarak reddedilmiş sayılma sonucunu doğurur; bu nedenle davetin yazılı ve tarihli biçimde yapılması yerinde olur.

Dava açıldıktan sonra da kapı kapanmaz. Mahkeme, tarafları arabuluculuk hakkında bilgilendirebilir ve bu yola teşvik edebilir; taraflar birlikte başvurduklarında yargılamanın belirli bir süre ertelenmesi gündeme gelebilir. Anlaşma sağlanırsa uyuşmazlık, hüküm kurulmasına gerek kalmadan tarafların belirlediği koşullarla sonuçlanabilir.

İhtiyari yolun ayırt edici yanı serbestlik alanının genişliğidir. Arabulucu taraflarca doğrudan belirlenebilir; oturum takvimi, görüşme yeri ve sürecin süresi taraflarca planlanabilir. Arabuluculuk ücreti tarifeye göre belirlenir; taraflar bu konuda kendi aralarında ayrıca kararlaştırma yapabilir. Süreç gönüllülük esasına dayandığından, taraflardan her biri gerekçe göstermeksizin görüşmeden çekilebilir ve durum tutanağa yazılır.

Buna karşılık ihtiyari süreç, hukuki güvenceler bakımından zorunlu süreçten ayrı tutulmaz. Gizlilik rejimi burada da geçerlidir; büroya başvurulması hâlinde zamanaşımının durmasına ilişkin sonuç doğar; anlaşma hâlinde düzenlenen belgeye icra edilebilirlik kazandırılması aynı esaslara tabidir. Yolun isteğe bağlı olması, sonucunun hafif olduğu anlamına gelmez.

08 Arabuluculuk

İlk toplantı ve oturumların işleyişi

Süreç, arabulucunun taraflara ulaşarak toplantı gününü belirlemesiyle görünür hâle gelir. Bu aşamada iletişim bilgilerinin doğrulanması, davetin hangi kanalla yapıldığının kaydedilmesi ve katılacak kişilerin belirlenmesi öne çıkar. Toplantı yüz yüze yapılabileceği gibi, tarafların kabulüyle elektronik ortamda da yürütülebilir; her iki hâlde de kimlerin katıldığı tutanağa geçirilir.

İlk toplantı çoğu zaman arabulucunun açıklamasıyla başlar. Arabuluculuğun esasları, arabulucunun karar vermeyen konumu, gizliliğe ilişkin kurallar ve sürecin olası sonuçları taraflara aktarılır; soruların bu aşamada sorulması, ilerleyen oturumlarda doğabilecek yanlış anlamaları azaltır. Ardından taraflar uyuşmazlığa bakışlarını kendi ifadeleriyle aktarır.

Anlatımların tamamlanmasından sonra gündem kurulur. Tartışmalı ve tartışmasız başlıkların ayrılması, görüşmenin toplam bir rakam yerine kalemler üzerinden yürümesini sağlar. Bu ayrım kısmi anlaşma ihtimalini de görünür kılar: bazı kalemlerde uzlaşılırken diğerleri açık bırakılabilir.

Oturumlar ortak yürütülebileceği gibi, arabulucu taraflarla ayrı ayrı da görüşebilir. Ayrı görüşme, açıkça söylenemeyen kaygıların dile getirilmesine imkân tanır. Burada aktarılan bilgilerin karşı tarafa iletilmesi, bilgiyi paylaşan tarafın açık izniyle mümkündür; bu kural ayrı görüşmenin işlevini korur.

Katılım biçimi sonucu doğrudan etkiler. Taraflar oturuma bizzat katılabileceği gibi avukatlarıyla birlikte de katılabilir. Tüzel kişiler bakımından belirleyici olan, katılan kişinin temsil yetkisinin kapsamıdır; anlaşma koşullarını değerlendirme yetkisi bulunmayan bir katılım oturumun sonuçsuz kapanmasına yol açabilir. Yetki belgelerinin toplantıdan önce hazırlanması bu nedenle hazırlığın parçasıdır.

Oturum sayısı önceden sabit değildir. Eksik belgenin temini, hesap çalışmasının tamamlanması veya kurum içi değerlendirme için ara verilerek yeni bir gün belirlenebilir. Süreç, taraflardan birinin çekilmesi, anlaşmaya varılması veya arabulucunun görüşmelerin sürdürülmesinin anlamsız hâle geldiğini tespit etmesi gibi hâllerde sona erer ve durum tutanağa yazılır.

09 Arabuluculuk

Gizlilik ilkesi ve beyanların korunması

Arabuluculuğu sıradan bir görüşmeden ayıran temel kurumlardan biri gizliliktir. Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve oturumlara katılan diğer kişiler süreçle ilgili bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük yalnızca söylenenleri değil, sürecin varlığına ilişkin bilgiyi de kapsayabilir.

Gizliliğin ikinci yüzü, beyanların sonraki yargılamada kullanılamamasıdır. Arabuluculuğa başvurulmuş olması, taraflarca ileri sürülen görüş ve öneriler, kabul edilen olaylar ve yalnızca bu süreç için hazırlanan belgeler; sonradan görülecek davada delil olarak ileri sürülemez. Mahkeme bu bilgilerin açıklanmasını isteyemez; açıklanmış olsa dahi bunlar delil olarak dikkate alınmaz. Kural, tarafların çekinmeden seçenek üretebilmesini amaçlar.

Korumanın bir sınırı vardır. Başka yollardan ve usulüne uygun biçimde elde edilebilecek bilgi ve belgeler, yalnızca oturumda sunulmuş olmaları nedeniyle korunma kazanmaz. Mevcut bir sözleşme, fatura veya resmî kayıt, süreçte paylaşıldı diye delil olma niteliğini yitirmez. Bu ayrımın bilinmesi, oturumda neyin nasıl paylaşılacağının bilinçli biçimde planlanmasına yardımcı olur.

Arabulucunun konumu ayrıca düzenlenmiştir. Arabulucu, görevi sebebiyle öğrendiği hususlar bakımından sınırlı bir açıklama alanına sahiptir; sonraki yargılamada bu bilgilere ilişkin tanıklık yapması kural olarak beklenmez. Gizlilik yükümlülüğüne aykırılık, sürecin dışında ayrı bir sorumluluk doğurabilir.

Son olarak, gizlilik her belgeyi aynı biçimde kapsamaz. Görüşme sırasında ortaya konan öneriler koruma altındayken, imzalanan anlaşma belgesi taraflar arasında açık biçimde sonuç doğuran bir metindir. Bu nedenle masada dile getirilen bir teklifle imzalanan bir metin arasındaki fark, imzadan önce gözetilmesi gereken bir ayrımdır.

10 Arabuluculuk

Anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik

Görüşmeler sonuca ulaştığında düzenlenen anlaşma belgesi, sürecin en kalıcı çıktısıdır. Taraflar uyuşmazlığın tamamı üzerinde anlaşabileceği gibi bir kısmında da uzlaşabilir; böyle bir durumda hangi konuların kapandığı ve hangilerinin açık kaldığı metinde ayrı ayrı gösterilir. Anlaşmanın içeriğini taraflar belirler; belge taraflarca düzenlenmişse arabulucu bunu imzalar.

Metnin kapsamı kadar yazımı da önemlidir. Edimin ne olduğu, ödenecek tutar veya teslim edilecek şey, ifa zamanı, ödeme biçimi ve tarafların birbirini hangi konularda ibra ettiği tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılır. Taksitli ifa öngörülmüşse gecikme hâlinde uygulanacak kuralın da metne alınması, sonradan doğabilecek tartışmayı azaltır. İmza atan kişilerin temsil yetkisi ile vekâletnamenin kapsamı ayrıca kontrol edilir.

Anlaşma belgesi taraflar arasında bağlayıcıdır; ancak gereği kendiliğinden yerine getirilmediğinde doğrudan icra dairesine gidilebilmesi için belgeye ayrı bir nitelik kazandırılması gerekir. Bunu sağlayan işlem icra edilebilirlik şerhidir. Şerh, taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece verilir ve belgeyi ilam niteliğinde bir belgeye dönüştürür.

Talep kural olarak arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine yöneltilir; dava açıldıktan sonra yürütülen bir arabuluculukta ise davanın görüldüğü mahkeme bu talebi karşılar. İnceleme dosya üzerinden yapılır ve sınırlıdır: anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığına bakılır, uyuşmazlığın esası yeniden ele alınmaz. Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı yapılır.

Kanun bir istisna da öngörür: taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ayrıca şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Bu düzenleme, oturuma vekille katılmanın belgenin sonraki kullanımı bakımından da sonuç doğurabildiğini gösterir.

Anlaşmanın ikinci önemli sonucu, üzerinde uzlaşılan konularda kural olarak dava açılamamasıdır. Bu kural belgeye güç kazandırır; buna karşılık kapsamın özensiz yazılmasını riskli hâle getirir. Geniş ve belirsiz bir ibra ifadesi, henüz gündeme gelmemiş talepleri de kapsayabilir. Metnin imzadan önce sakin biçimde okunması ve gerektiğinde hukuki incelemeden geçirilmesi bu nedenle yerinde olur.

11 Kavramlar

Arabuluculuk sürecinde geçen kavramlar

Arabulucu
Kanunda aranan koşulları taşıyan ve Adalet Bakanlığı bünyesindeki sicile yazılan; görüşmeleri tarafsız biçimde yöneten, karar verme yetkisi bulunmayan kişi.
Arabuluculuk bürosu
Adliyelerde kurulan ve başvuruların alınarak arabulucu görevlendirmesinin yapıldığı birim; büro bulunmayan yerlerde bu iş görevlendirilen sulh hukuk mahkemesince yürütülür.
Görevlendirme
Büronun, sicile kayıtlı arabulucular arasından listeden yaptığı atama; tarafların listedeki bir kişi üzerinde anlaşması hâlinde o kişi göreve başlar.
İlk toplantı
Arabulucunun sürecin esasları ve kendi rolü hakkında açıklama yaptığı, tarafların uyuşmazlığa bakışını aktardığı ilk oturum.
Özel oturum
Arabulucunun taraflarla ayrı ayrı yaptığı görüşme; burada paylaşılan bilginin karşı tarafa aktarılması ilgili tarafın iznine bağlıdır.
Son tutanak
Sürecin hangi sonuçla kapandığını gösteren belge; anlaşma, anlaşmama veya ilk toplantıya katılmama gibi hâlleri kayda geçirir.
Anlaşma belgesi
Uzlaşılan hususların içeriğiyle birlikte yazıldığı ve tarafları bağlayan metin; kapsamı taraflarca belirlenir.
İcra edilebilirlik şerhi
Anlaşma belgesine mahkemece verilen ve belgeyi ilam niteliğinde belgeye dönüştüren kayıt; inceleme, içeriğin cebri icraya elverişliliğiyle sınırlıdır.

Açıklamalar sadeleştirilmiş bilgilendirmedir; mevzuattaki tanımların yerine geçmez.

§ Soru — Cevap

Sık sorulan sorular

Bir uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı nasıl belirlenir?

Ölçüt, konunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri alanda bulunmasıdır. Tarafların anlaşmasıyla sonuçlandırılamayacak, ancak mahkeme kararıyla kurulabilecek durumlar bu yolun dışında kalır; aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar da kanunen kapsam dışında tutulmuştur. Elverişlilik değerlendirmesinin başvurudan önce yapılması, sonuçsuz kalacak bir sürecin önüne geçer. Tereddüt hâlinde konunun somut olay üzerinden ele alınması yerinde olur.

Dava şartı arabuluculuk ile ihtiyari arabuluculuk arasındaki fark nedir?

Fark başlangıçtadır. Kanunun aradığı hâllerde arabuluculuk, dava açılmadan önce tamamlanması gereken bir aşamadır; bu aşama yerine getirilmeden açılan dava esasa girilmeden sonuçlanabilir. İhtiyari arabuluculukta ise süreci başlatan şey tarafların kendi iradesidir ve yola uyuşmazlığın her aşamasında girilebilir. Oturumların işleyişi, gizlilik rejimi ve anlaşmanın sonuçları bakımından iki yol büyük ölçüde aynı çerçevede yürür.

Arabuluculuk başvurusu nereye yapılır?

Başvuru, adliyelerde kurulan arabuluculuk bürolarına yapılır; büro bulunmayan yerlerde bu iş görevlendirilen sulh hukuk mahkemesinin yazı işleri müdürlüğünce yürütülür. Yetkili büro kural olarak karşı tarafın yerleşim yerine veya işin yapıldığı yere göre belirlenir. Başvuru formunda tarafların kimlik ve iletişim bilgileri ile uyuşmazlığın konusu gösterilir. Yetkisiz bir yerde görevlendirme yapıldığı ileri sürülürse, itiraz sulh hukuk mahkemesince dosya üzerinden incelenir.

Arabulucuyu kim belirler; taraflar kendileri seçebilir mi?

Dava şartı kapsamındaki süreçlerde görevlendirme kural olarak büro tarafından, sicile kayıtlı arabulucular arasından listeden yapılır. Bununla birlikte taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırsa bu kişi görevlendirilir. İhtiyari arabuluculukta ise arabulucunun taraflarca doğrudan belirlenmesi mümkündür. Kim görevlendirilirse görevlendirilsin, tarafsızlık ve eşit davranma yükümlülüğü değişmez.

İlk toplantıya katılmamanın sonuçları neler olabilir?

Geçerli bir mazeret bulunmaksızın ilk toplantıya gelinmemesi hâlinde süreç bu sebeple sona erdirilir ve durum tutanağa yazılır. Bu tutanak sonraki yargılamada dikkate alınabilir: katılmayan taraf davada kısmen ya da tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyebilir. Katılımın mümkün olmadığı hâllerde durumun arabulucuya zamanında bildirilmesi yerinde olur. Sonuçların kapsamı güncel düzenlemelere göre değerlendirilir.

Oturuma taraf yerine bir temsilci katılabilir mi?

Katılabilir; taraflar oturuma bizzat gelebileceği gibi avukatlarıyla ya da usulüne uygun biçimde yetkilendirilmiş temsilcileriyle de katılabilir. Belirleyici olan, katılan kişinin uyuşmazlığa hâkim olması ve anlaşma koşullarını değerlendirebilecek yetkiyi taşımasıdır. Yetkisi sınırlı bir katılım, oturumun sonuç vermeden kapanmasına yol açabilir. Bu nedenle yetki belgelerinin toplantıdan önce hazırlanması ve kapsamının kontrol edilmesi önem taşır.

Arabulucu taraflarla ayrı ayrı görüşebilir mi?

Evet; arabulucu, ortak oturumun yanında taraflarla ayrı görüşmeler de yapabilir. Bu görüşmelerin amacı, ortak masada dile getirilmesi güç olan kaygıların ve esneme alanlarının anlaşılmasıdır. Ayrı görüşmede paylaşılan bilginin karşı tarafa aktarılması, bilgiyi veren tarafın açık iznine bağlıdır. Bu kural, ayrı görüşmenin taraflar bakımından güvenli bir alan olarak kalmasını sağlar.

Arabuluculukta konuşulanlar sonraki davada kullanılabilir mi?

Kural olarak kullanılamaz. Sürece başvurulmuş olması, ileri sürülen görüş ve öneriler, kabul edilen olaylar ve yalnızca bu süreç için hazırlanan belgeler sonraki yargılamada delil olarak ileri sürülemez; mahkeme bu bilgilerin açıklanmasını isteyemez. Buna karşılık başka yollardan usulüne uygun biçimde elde edilebilecek bilgi ve belgeler, oturumda sunulmuş olsalar dahi delil niteliğini korur. Bu ayrımın bilinmesi, masada paylaşılacak içeriğin planlanmasına yardımcı olur.

Süreç ne kadar sürer ve nasıl sona erer?

Dava şartı kapsamındaki süreçlerde kanunda öngörülen bir tamamlanma süresi bulunur ve zorunlu hâllerde uzatılması mümkündür; ihtiyari arabuluculukta ise takvim büyük ölçüde taraflarca belirlenir. Süreç; anlaşmaya varılması, tarafların anlaşamaması, taraflardan birinin çekilmesi, ilk toplantıya katılmama veya görüşmelerin sürdürülmesinin anlamsız hâle geldiğinin tespiti gibi hâllerde sona erer. Hangi sebeple kapanırsa kapansın bir son tutanak düzenlenir.

Anlaşma belgesi mahkeme kararı gibi uygulanabilir mi?

Anlaşma belgesi taraflar arasında bağlayıcıdır; doğrudan icra dairesine gidilebilmesi için ise belgeye icra edilebilirlik şerhi verilmesi gerekir. Şerh talebi kural olarak arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine yöneltilir ve inceleme dosya üzerinden, içeriğin cebri icraya elverişliliğiyle sınırlı biçimde yapılır. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belgede ise şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılma söz konusudur. Bu ayrımın imzadan önce bilinmesi yerinde olur.

Anlaşma sağlanamazsa dava açmak için hangi belge gerekir?

Dava şartı kapsamındaki uyuşmazlıklarda, sürecin sonunda düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Belge eklenmediğinde mahkeme tamamlanması için kesin süre verir; bu süre içinde de sunulmazsa dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle tutanağın bir örneğinin süreç sonunda temin edilmesi ve özenle saklanması gerekir. Anlaşmama, sonraki yargılama bakımından kural olarak bir dezavantaj oluşturmaz.

Arabuluculuk ücreti nasıl belirlenir?

Ücret, yürürlükteki arabuluculuk ücret tarifesine göre belirlenir; tarifede uyuşmazlığın türüne ve sürecin sonucuna göre farklı esaslar öngörülebilir. Anlaşma sağlanan hâllerde ücretin taraflarca nasıl paylaşılacağı görüşmede kararlaştırılabilir. Sürecin başında bu konunun arabulucuya sorularak netleştirilmesi, sonradan doğabilecek tartışmaları önler. Güncel tarife ve uygulama esasları resmî kaynaklar üzerinden kontrol edilir.

Bu yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaylar kendi koşulları içinde farklılık gösterebilir ve güncel mevzuata göre değerlendirilmelidir.

Yararlanılabilecek resmî kaynaklar

§ İletişim

İletişim bilgileri ve görüşme talebi

Görüşmeler randevu ile planlanır. Talebinizi telefonla, e-postayla veya iletişim sayfasındaki form aracılığıyla iletebilirsiniz.

Görüşme Talebi Oluştur
Telefon
0532 429 09 26
Adres
Osmaniye Mah. İncirli Yolu Sk. Sarıalioğlu Apt. No: 31 K: 5 D: 12, 34146 Bakırköy/İstanbul Haritada aç (yeni sekmede açılır) ↗
Çalışma Saatleri
Pazartesi–Cuma / 09.00–18.00
Şeffaf ve anlaşılır

Çerezler, gizlilik ve kullanım koşulları

Bu sitede analitik veya reklam amaçlı izleme çerezleri kullanılmaz. Yönetici oturumu gibi gerekli teknik kayıtlar ve seçiminizi hatırlayan tarayıcı kaydı kullanılır.

“Kabul et” seçimi, aşağıdaki site kullanım koşullarını kabul ettiğinizi ve gizlilik ile çerez açıklamalarını okuduğunuzu belirtir. İsteğe bağlı izleme veya pazarlama izni vermez.

Sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu seçim bir avukatlık veya vekâlet sözleşmesi kurmaz; iletişim formundaki bilgilendirme ve onayın yerine geçmez.

Seçiminiz bu tarayıcıda 180 gün hatırlanır; sunucuya gönderilmez. Kapatmak veya sayfayı kaydırmak kabul anlamına gelmez.