Çalışma Alanı

Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

Bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerine kamu gücü eliyle müdahale edildiğini düşünen kişiye olağan yollar tamamlandıktan sonra açılan ayrı bir denetim yoludur.

Avukat Ceren Eren - bireysel-basvuru Çalışma Alanı Görseli

Bireysel başvuru, bir uyuşmazlığın esasının yeniden görüşüldüğü üst derece incelemesi değildir. İncelemenin konusu, Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ek protokollerin kapsamında da yer alan bir hak veya özgürlüğün, kamu gücünün işlemi, eylemi ya da ihmali sonucunda ihlal edilip edilmediğidir. Böylece tartışılan şey kararın isabeti değil, sürecin ve sonucun temel haklar ölçütüne uygun kalıp kalmadığı olur.

Yol iki basamaklıdır. Önce Anayasa Mahkemesine, ardından koşulları oluştuğunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru gündeme gelir. Her iki merci de kendi kabul edilebilirlik ölçütlerini uygular; esasa geçilmeden önce başvurunun kişi, konu ve süre bakımından yetki alanına girip girmediği değerlendirilir. Bu ön aşamada verilen kararlar, çoğu dosyanın seyrini belirleyen asıl eşiktir.

Her iki basamağın ortak koşulu iç hukuk yollarının tüketilmesidir: ihlal iddiasının öncelikle ulusal merciler önünde ileri sürülmüş ve giderilme imkânının tanınmış olması beklenir. Aşağıdaki başlıklar başvuru şartlarını, iki mercideki işleyişi ve ihlal kararının doğurabileceği sonuçları genel bilgilendirme amacıyla ele alır; her başvuru kendi olgu örgüsü ve karar geçmişi içinde ayrıca değerlendirilir.

01 Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

Bireysel başvuru hangi durumları kapsar?

Bireysel başvuru; kamu gücünün işlemi, eylemi ya da ihmali nedeniyle Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden birinin ihlal edildiği iddiasının incelendiği bir denetim yoludur. Bu yol, derece mahkemesi kararlarını isabet yönünden yeniden ele alan bir üst basamak değildir; inceleme, ihlal iddiasının dayandığı hakla sınırlı kalır. Delillerin takdiri ve kanun hükümlerinin yorumu kural olarak derece mahkemelerine aittir; bu değerlendirmeler ancak temel hakları etkileyen açık bir keyfîlik ya da bariz takdir hatası taşıdığında başvuruya konu olabilir.

Güvence altına alınan hakların çerçevesi

Başvuruya konu edilebilecek haklar, Anayasa'da yer alan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Türkiye'nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında bulunan hak ve özgürlüklerdir. Yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı, ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, mülkiyet hakkı ile ayrımcılık yasağı bu çerçevede sık gündeme gelen başlıklardır. Yalnızca Anayasa'da bulunup Sözleşme kapsamında karşılığı olmayan bir hakka dayanan başvurular ise konu bakımından yetki dışında kalabilir.

Kamu gücü kavramı

Müdahalenin kaynağı bir kamu gücü kullanımı olmalıdır: yasama işlemi, idari işlem veya eylem ya da yargı kararı. Kişiler arasındaki özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar doğrudan başvuru konusu yapılamaz; bu uyuşmazlıkları çözen yargı kararlarının temel haklara etkisi ise incelenebilir. Devletin bazı hakları koruma yönündeki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmemesi, yani hareketsiz kalması da ihlal iddiasına dayanak oluşturabilir.

İkincillik ilkesi

Temel hakların korunması öncelikle idarenin ve derece mahkemelerinin görevidir. Anayasal denetim, bu imkânlar tüketildikten ve sonuç alınamadıktan sonra devreye girer. İkincillik ilkesi yalnızca sıralamayı değil, incelemenin derinliğini de belirler: ulusal merciler ihlal iddiasını gerçekten ele almış ve gerekçeli biçimde karşılamışsa, aynı tartışmanın baştan yapılması beklenmez.

Kapsam dışında kalan başvurular

Anayasa'da yer almayan ya da Sözleşme kapsamına girmeyen taleplere ilişkin başvurular, doğrudan bir kanun hükmüne yöneltilen soyut şikâyetler ve yalnızca sonucun beğenilmemesine dayanan başvurular kapsam dışında kalır. Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemlere karşı doğrudan başvuru da kural olarak mümkün değildir; bu işlemlerin uygulanmasından doğan somut bir müdahalenin gösterilmesi gerekir. Bu sayfadaki anlatım genel bilgilendirme amacı taşır; her başvuru kendi olgu örgüsü ve karar geçmişi içinde ayrıca değerlendirilir.

02 Olası Durumlar

Hangi anlarda bireysel başvuru gündeme gelebilir?

  1. Nihai kararın tebliğ edilmesi

    Olağan kanun yolları tamamlanmış ve süreci sona erdiren karar ilgiliye ulaşmıştır. Başvuru yolunun açık olup olmadığı ile sürenin hangi tarihten işlemeye başladığı bu aşamada ele alınabilir.

  2. Yargılamanın uzun sürmesi

    Dava yıllara yayılmış, dosyada belirgin bir ilerleme sağlanamamıştır. Gecikmenin kaynağı, ara kararların seyri ve makul süre değerlendirmesine esas alınabilecek kayıtlar birlikte incelenebilir.

  3. Özgürlüğü kısıtlayan kararların sürmesi

    Tutukluluğun devamına ya da idari gözetime ilişkin kararlar tekrarlanmaktadır. Kararların gerekçesi, itiraz yollarının işletilip işletilmediği ve ölçülülük değerlendirmesi gündeme gelebilir.

  4. İfade veya paylaşım nedeniyle yaptırım uygulanması

    Bir açıklama, yazı ya da paylaşım nedeniyle yaptırım uygulanmış veya içerik erişime kapatılmıştır. Müdahalenin kanuni dayanağı ve demokratik toplum düzeni bakımından gerekliliği ele alınabilir.

  5. Özel hayata ilişkin bilgilerin işlenmesi

    Kişisel veriler, iletişim içerikleri veya sağlık bilgileri rıza dışında işlenmiş ya da yayılmıştır. Müdahalenin kapsamı ve ulusal mercilerin bu şikâyeti nasıl karşıladığı değerlendirilebilir.

  6. Mülkiyete yönelik idari müdahale

    Taşınmaza ilişkin kısıtlama, kamulaştırma veya idari tedbir uygulanmış; bedel ya da giderim tartışmalı kalmıştır. Müdahalenin dayanağı ile ölçülülüğü birlikte incelenebilir.

  7. Etkili soruşturma yürütülmediği düşüncesi

    Yaşam hakkı veya kötü muamele iddiasına ilişkin şikâyet sonuçsuz kalmıştır. Soruşturmanın kapsamı, hızı ve bağımsızlığı yönünden yapılan itirazların dosyadaki karşılığı ele alınabilir.

  8. Anayasa Mahkemesi kararının tebliğ edilmesi

    Bireysel başvuru sonuçlanmış ve karar ilgiliye ulaşmıştır. Kararın gerekçesi üzerinden yeniden yargılama ihtimali ya da uluslararası aşamaya geçiş değerlendirilebilir.

03 Süreç

Bir bireysel başvuruda izlenebilecek sıra

  1. İhlal iddiasının ve dayanağının belirlenmesi

    Hangi hakka müdahale edildiği, müdahalenin hangi kamu gücü işlemi veya eyleminden kaynaklandığı ve şikâyetin sınırları netleştirilir.

  2. Karar geçmişinin ve sürenin çıkarılması

    Dosyadaki kararlar tarih sırasına dizilir; nihai kararın hangisi olduğu ve tebliğ tarihinin belgelerle nasıl gösterileceği tespit edilir.

  3. İç hukuk yollarının tüketildiğinin doğrulanması

    Başvurulabilir ve etkili yolların süresinde kullanılıp kullanılmadığı ile ihlal iddiasının derece mahkemelerinde ileri sürülüp sürülmediği kontrol edilir.

  4. Formun ve eklerin hazırlanması

    İlgili mercinin öngördüğü form doldurulur; olgular, hukuki değerlendirme ve talep bölümleri dosyadaki karşılıklarıyla birlikte düzenlenir.

  5. Başvurunun yapılması ve takibi

    Başvuru öngörülen usulle iletilir; eksiklik bildirimi, ek belge talebi ve karşı görüşe cevap aşamaları takvimle izlenir.

  6. Karar sonrası adımların değerlendirilmesi

    Karar tebliğ edildiğinde gerekçesi incelenir; yeniden yargılama, giderim talepleri ya da uluslararası aşamaya geçiş seçenekleri ele alınır.

Aşamalar temsilîdir; izlenecek yol somut olayın niteliğine göre belirlenir.

04 Belgeler

Başvuru hazırlığında incelenebilecek kayıtlar

  • Nihai karar ve gerekçeli karar örneği Başvurunun dayandığı son kararı ve ihlal iddiasının hangi değerlendirmeye yöneldiğini gösterir.
  • Tebligat evrakı ve tebliğ tarihini gösteren kayıtlar Sürenin hangi tarihte işlemeye başladığının belgeyle ortaya konmasını sağlar.
  • Derece mahkemelerine sunulan dilekçeler İhlal iddiasının ulusal merciler önünde ileri sürüldüğünü ve nasıl ifade edildiğini gösterir.
  • Kanun yolu başvuru dilekçeleri ve cevaplar Hangi yolların kullanıldığını, hangi noktaların denetime taşındığını ve verilen karşılıkları ortaya koyar.
  • Duruşma tutanakları ve dosya dizini Yargılamanın seyrini, taleplerin hangi aşamada dile getirildiğini ve dosyanın kapsamını gösterir.
  • İdari işlem, karar ve yazışma örnekleri Müdahalenin idari kaynaklı olduğu durumlarda dayanağın ve kapsamın anlaşılmasını sağlar.
  • Sağlık, bilirkişi ve uzman raporları Zarara, sağlık durumuna veya teknik değerlendirmelere ilişkin tespitleri belgeler.
  • Vekâletname, kimlik ve iletişim bilgileri Temsil ilişkisinin ve başvurucuya ulaşılabilirliğin usulüne uygun biçimde kurulmasını sağlar.

Belgeler görüşme sırasında birlikte değerlendirilir; bu form üzerinden veya e-posta ile hassas belge iletilmesi beklenmez.

05 Dikkat

Gözden kaçırılmaması yararlı olan noktalar

  • Sürenin başlangıç anının belgelenmesi

    Başvuru süresi kural olarak nihai kararın tebliğinden, tebliğ öngörülmeyen hâllerde ihlalin öğrenilmesinden itibaren işler. Bu tarihin tebligat evrakı veya kayıtla gösterilmesi, sonradan doğabilecek tartışmayı önler.

  • İhlal iddiasının önceden ileri sürülmüş olması

    Derece mahkemeleri önünde hiç dile getirilmemiş bir şikâyetin ilk kez bireysel başvuruda ileri sürülmesi, iç hukuk yollarının tüketilmemesi sonucunu doğurabilir. İtirazların hangi dilekçede yer aldığının gösterilmesi yerinde olur.

  • Formun eksiksiz doldurulması

    Boş bırakılan bölümler, eksik ek veya okunamayan belgeler ön inceleme aşamasında eksiklik bildirimine yol açabilir. Verilen süre içinde giderilmeyen eksiklikler başvurunun incelenmemesi sonucunu doğurabilir.

  • Güncel ve kişisel mağduriyetin gösterilmesi

    Başvurunun soyut bir sakıncaya değil, başvurucunun kendi hukuki durumuna yansıyan bir müdahaleye dayanması aranır. Müdahalenin başvurucuyu hangi yönden etkilediği somut biçimde ortaya konur.

  • Aynı konuda yapılan tekrarlı başvurular

    Daha önce incelenmiş ve karara bağlanmış bir şikâyetin yeni bir olgu eklenmeden tekrar edilmesi, esasa geçilmeden sonuçlandırılmaya yol açabilir. Yeni bir gelişme varsa bunun ayrıca gösterilmesi gerekir.

  • Uluslararası aşamaya geçişte ulusal sürecin tamamlanması

    Türkiye bakımından bireysel başvuru, kural olarak tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu kabul edilmektedir. Ulusal aşama tamamlanmadan yapılan başvurular kabul edilebilirlik incelemesinde bu gerekçeyle sonuçsuz kalabilir.

06 Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

Başvuru şartları: kişi, konu ve süre bakımından

Bireysel başvurunun esası incelenmeden önce üç eşik aşılır: kişi, konu ve süre bakımından yetki ölçütleri. Bunlardan herhangi birinin karşılanmaması hâlinde başvuru, esasa geçilmeden sonuçlandırılabilir. Bu nedenle hazırlık yalnızca ihlal anlatımına değil, bu eşiklerin dosyadaki karşılığının gösterilmesine de yer verir.

Kişi bakımından ölçüt, başvurunun güncel ve kişisel bir mağduriyete dayanmasını gerektirir. Başvurucunun ihlalden doğrudan etkilenmiş olması, yani soyut bir sakınca değil kendi hukuki durumuna yansıyan bir müdahale göstermesi beklenir. Kamu tüzel kişileri kural olarak bu yola başvuramaz; özel hukuk tüzel kişileri ise yalnızca tüzel kişiliğe ait haklar yönünden başvurabilir. Ölüm hâlinde yakınların başvurabildiği sınırlı durumlar ile hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Konu bakımından ölçüt, ileri sürülen hakkın hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında bulunmasını arar. Bu kesişimin dışında kalan talepler, haklı görülse dahi bu yolun konusu olmaz. Ayrıca müdahalenin bir kamu gücü kullanımından kaynaklanması gerekir; özel kişiler arasındaki ilişkiler ancak bunlara ilişkin yargı kararları üzerinden gündeme gelebilir.

Süre bakımından ölçüt ise başvurunun kanunda öngörülen süre içinde yapılmasını gerektirir. Süre kural olarak nihai kararın tebliğinden, tebliğ öngörülmeyen hâllerde ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işler. Mücbir sebep ya da ağır hastalık gibi haklı bir engelin bulunduğu hâllerde, engelin kalkmasından sonra ve gecikmeye ilişkin mazeret belgelendirilerek başvuru yapılabilmesi öngörülmüştür. Bu nedenle sürenin hangi tarihte başladığını gösteren kayıtların dosyaya eklenmesi ilk adımlardandır.

Üç ölçüt karşılansa dahi başvuru, kabul edilebilirlik incelemesinde ayrıca değerlendirilir. Anayasal ve kişisel önemden yoksun bulunan, açıkça dayanaktan yoksun görülen ya da başvuru hakkının kötüye kullanıldığı sonucuna varılan başvurular esasa geçilmeden reddedilebilir. Aynı konuda daha önce karar verilmiş olması da bu aşamada gözetilir. Şartların birlikte değerlendirildiği düşünüldüğünde, başvurunun hangi eşiği nasıl karşıladığının baştan gösterilmesi hazırlığın çekirdeğini oluşturur.

07 Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

İç hukuk yollarının tüketilmesi neyi ifade eder?

İç hukuk yollarının tüketilmesi, ihlal iddiasının önce ulusal merciler önünde ileri sürülmesini ve bu mercilere giderim imkânı tanınmasını ifade eder. Kural, ikincillik ilkesinin doğal sonucudur: temel hakların korunması öncelikle idarenin ve derece mahkemelerinin görevidir; anayasal ve uluslararası denetim ancak bu imkânlar sonuç vermediğinde devreye girer.

Tüketilmesi beklenen yollar, başvurulabilir ve etkili olanlardır. Bir yolun etkili sayılabilmesi için erişilebilir olması, iddia edilen ihlali giderme yeteneği taşıması ve makul bir başarı imkânı sunması aranır. Sonuç vermeyeceği açık olan ya da uygulamada işlemediği görülen yolların tüketilmesi beklenmez; bununla birlikte bu değerlendirme başvurucunun kişisel kanaatine değil, dosyadaki somut verilere dayanır.

Tüketme yalnızca biçimsel bir gereklilik de değildir. Yolun süresinde ve usulüne uygun kullanılmış olması gerekir; süresi geçirildiği için incelenmeyen bir kanun yolu tüketilmiş sayılmaz. Aynı şekilde ihlal iddiasının içerik olarak da ulusal mercilere sunulmuş olması beklenir. Derece mahkemesi önünde hiç dile getirilmemiş bir şikâyetin sonradan ilk kez ileri sürülmesi, bu ölçüt bakımından sorun oluşturabilir.

Bazı durumlarda tüketilecek bir yol bulunmaz. Devam eden ve uzun süren yargılamalar, etkili bir soruşturma yürütülmediği iddiası ya da kanunda karşılığı olmayan bir müdahale gibi hâllerde, olağan yolun bulunmadığı veya işlemediği ayrıca ortaya konur. Ulusal düzeyde kurulan tazminat komisyonu benzeri özel başvuru mekanizmalarının kapsamına giren şikâyetlerde ise önce bu mekanizmaların işletilmesi gündeme gelebilir.

Uluslararası aşama bakımından da aynı ilke geçerlidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde, Türkiye bakımından bireysel başvuru yolu kural olarak tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu kabul edilmektedir. Ulusal aşama tamamlanmadan yapılan başvurular kabul edilebilirlik incelemesinde bu gerekçeyle sonuçsuz kalabilir. Hangi yolun tüketildiğinin karar örnekleriyle gösterilmesi, bu nedenle başvuru dosyasının ayrılmaz parçasıdır.

08 Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

Anayasa Mahkemesi önündeki işleyiş

Başvuru, Anayasa Mahkemesinin belirlediği form üzerinden yapılır. Form; ihlal edildiği ileri sürülen hakkın, olayların, tüketilen yolların ve talebin belirli bir düzen içinde gösterilmesini sağlar ve ekleriyle birlikte tek bir bütün oluşturur. Başvurunun doğrudan mahkemeye sunulması mümkün olduğu gibi, kanunda gösterilen diğer birimler aracılığıyla iletilmesi de öngörülmüştür.

İlk aşama ön incelemedir: şekil şartları, eklerin tamlığı ve başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilir. Eksiklik saptandığında tamamlanması için süre verilebilir; verilen süre içinde giderilmeyen eksiklikler başvurunun incelenmemesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle formun boş bırakılmaması ve her iddianın dosyadaki karşılığının gösterilmesi önem taşır.

Ardından kabul edilebilirlik incelemesi gelir. Bu aşamada başvurunun konu, kişi, yer ve zaman bakımından yetki ölçütlerini karşılayıp karşılamadığı ile açıkça dayanaktan yoksun olup olmadığı ele alınır. Kabul edilebilir bulunan başvurularda esas incelemesine geçilir; gerekli görüldüğünde ilgili kamu kurumundan görüş istenir ve başvurucuya bu görüşe karşı beyanda bulunma imkânı tanınır.

Yaşam hakkı ile kötü muamele yasağı gibi ağır ve giderilemez sonuçların doğabileceği durumlarda tedbir kararı verilmesi istenebilir. Tedbir talebi, ciddi bir tehlikenin somut biçimde ortaya konmasına bağlıdır ve başvurunun esasına ilişkin bir değerlendirme anlamına gelmez. Benzer nitelikteki çok sayıda başvuruda ise pilot karar usulü gibi yöntemlerle yapısal sorunun kaynağına işaret edilebilir.

Esas incelemesi sonunda ihlal bulunduğuna ya da bulunmadığına karar verilir. İhlal kararında, ihlalin ve sonuçlarının nasıl giderileceği de gösterilir; gerekli görüldüğünde yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Kararların bir bölümü Resmî Gazete'de yayımlanır ve mahkemenin karar bilgi bankası üzerinden erişime açılır; bu erişim, benzer başvurularda beklentinin gerçekçi biçimde kurulmasına yardımcı olur.

09 Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerde güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddialarını inceler. Denetimin muhatabı devlettir; başvuru kişiler arasındaki bir uyuşmazlığa değil, devletin sorumluluğuna yöneliktir. Mahkeme bir üst derece mercii de değildir: ulusal kararların yerine geçerek yeniden hüküm kurmaz.

Başvuru, mahkemenin öngördüğü form ve ekleriyle yapılır ve doğrudan mahkemeye iletilir. Formun eksiksiz doldurulması, şikâyetin dayandığı hakkın ve olayların açıkça gösterilmesi ile tüketilen iç hukuk yollarına ilişkin karar örneklerinin sunulması beklenir. Başvurunun Sözleşmede ve mahkeme kurallarında öngörülen süre içinde yapılması gerekir; süre kural olarak iç hukuktaki nihai karardan itibaren işler.

Kabul edilebilirlik incelemesi burada da belirleyicidir. İç hukuk yollarının tüketilmemesi, süre koşulunun karşılanmaması, aynı konunun daha önce incelenmiş olması, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun bulunması ya da başvurucunun önemli bir zarara uğramamış sayılması gibi gerekçelerle başvurular esasa geçilmeden sonuçlandırılabilir. Türkiye bakımından, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun tüketilmiş olması bu incelemede aranır.

Yargılama kural olarak yazılı yürütülür ve mahkemenin resmî dilleri kullanılır; başlangıç aşamasındaki yazışmaların taraf devletin resmî dilinde yapılabilmesi öngörülmüştür. Mahkeme gerekli gördüğünde başvuruyu hükûmete bildirir ve görüş ister; taraflara dostane çözüm imkânı da sunulabilir. Ağır ve geri dönülemez zarar tehlikesi bulunan hâllerde geçici tedbir talebinde bulunulması mümkündür.

İnceleme sonunda ihlal bulunup bulunmadığına karar verilir; ihlal hâlinde adil tazmine hükmedilebilir. Kararların gereklerinin yerine getirilmesi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin denetiminde izlenir. Kararlar iç hukuktaki bir hükmü doğrudan ortadan kaldırmaz; ancak yargılamanın yenilenmesi gibi yolların işletilmesine dayanak oluşturabilir ve idari uygulamaların gözden geçirilmesini gerektirebilir.

10 Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

İhlal kararının sonuçları ve yeniden yargılama

İhlal kararı çoğu zaman sürecin sonu değil, yeni bir aşamanın başlangıcıdır. Karar yalnızca ihlalin varlığını tespit etmekle kalmaz; ihlalin ve sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağını da gösterir. Amaç, mümkün olduğu ölçüde ihlalden önceki duruma dönülmesidir.

Giderim birden çok biçimde gündeme gelebilir. İhlalin kaynağı bir yargı kararı ise yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilebilir; yeniden yargılamada mahkeme, ihlal kararındaki değerlendirmeleri gözeterek yeni bir karar kurar. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde ise tazminata hükmedilmesi ya da ihlalin tespitiyle yetinilmesi söz konusu olabilir.

Bazı ihlaller tek bir dosyayla sınırlı değildir. Kaynağında bir mevzuat hükmü ya da yerleşik bir uygulama bulunduğunda, kararda yapısal soruna işaret edilerek benzer başvuruların önlenmesi amaçlanabilir. İdarenin ve yargı mercilerinin bu kararları gözetmesi, aynı sorunun tekrar tekrar başvuruya konu olmasını azaltır.

Uluslararası aşamada ihlal kararının gereklerinin yerine getirilmesi ayrı bir izleme sürecine tabidir. Adil tazminin ödenmesi, başvurucu yönünden bireysel önlemlerin alınması ve gerektiğinde genel önlemlerin hayata geçirilmesi bu kapsamda değerlendirilir. Ceza yargılaması ile diğer yargılama türleri bakımından yargılamanın yenilenmesi talebi de kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde gündeme gelebilir.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde ise kararın gerekçesi sonraki adımların belirlenmesinde yol gösterir: eksikliğin usule mi yoksa esasa mı ilişkin olduğu, kalan bir imkânın bulunup bulunmadığını ortaya koyar. Bu değerlendirmenin gecikmeden yapılması, süreye bağlı hakların korunması bakımından önem taşır. Kararların ne anlama geldiği ve hangi adımın uygun olabileceği her dosyanın kendi koşulları içinde ayrıca ele alınır.

11 Kavramlar

Bireysel başvuruda geçen kavramlar

Bireysel başvuru
Kamu gücünün işlemi, eylemi veya ihmali nedeniyle temel hak ve özgürlüklerden birinin ihlal edildiği iddiasının incelendiği başvuru yolu.
Kamu gücü
Yasama işlemi, idari işlem veya eylem ile yargı kararı gibi devlet yetkisinin kullanıldığı tasarrufların genel adı.
Mağdur sıfatı
Başvurucunun ihlalden doğrudan, kişisel ve güncel biçimde etkilenmiş olmasını ifade eden koşul.
Nihai karar
Olağan kanun yolları tüketildikten sonra süreci sona erdiren ve başvuru süresinin başlangıcına esas alınan karar.
İç hukuk yollarının tüketilmesi
İhlal iddiasının önce ulusal merciler önünde, süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmüş olması koşulu.
Kabul edilebilirlik incelemesi
Başvurunun esasına geçilmeden önce yetki ölçütleri ile dayanak yeterliliğinin değerlendirildiği aşama.
Tedbir talebi
Ağır ve giderilemez bir tehlikenin bulunduğu hâllerde, esas incelenene kadar geçici koruma istenmesi.
Yeniden yargılama
İhlalin kaynağı bir yargı kararı olduğunda, ihlalin giderilmesi amacıyla dosyanın ilgili mahkemede yeniden ele alınması.

Açıklamalar sadeleştirilmiş bilgilendirmedir; mevzuattaki tanımların yerine geçmez.

§ Soru — Cevap

Sık sorulan sorular

Bireysel başvuru bir üst derece incelemesi midir?

Hayır; bireysel başvuruda uyuşmazlığın esası yeniden görüşülmez. İnceleme, ihlal edildiği ileri sürülen temel hak ile sınırlı yürütülür ve kararın isabetinden çok sürecin ile sonucun temel haklar ölçütüne uygunluğu değerlendirilir. Delillerin takdiri ile kanun hükümlerinin yorumu kural olarak derece mahkemelerine aittir. Bu değerlendirmeler ancak temel hakları etkileyen açık bir keyfîlik ya da bariz takdir hatası taşıdığında başvuruya konu olabilir.

Hangi haklar bireysel başvuruya konu edilebilir?

Başvuruya konu edilebilecek haklar, Anayasa'da yer alan ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Türkiye'nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında bulunan hak ve özgürlüklerdir. Yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, özel hayata saygı, ifade özgürlüğü ve mülkiyet hakkı bu çerçevede sık gündeme gelen başlıklardandır. Bu kesişimin dışında kalan talepler, haklı görülse dahi bu yolun konusu olmaz. Hangi hakka dayanıldığının başvuruda açıkça gösterilmesi bu nedenle önem taşır.

İç hukuk yollarının tüketilmesi ne anlama gelir?

İhlal iddiasının önce ulusal merciler önünde ileri sürülmesi ve bunlara giderim imkânı tanınması anlamına gelir. Tüketilmesi beklenen yollar, erişilebilir olan ve iddia edilen ihlali gidermeye elverişli bulunan etkili yollardır. Yolun süresinde ve usulüne uygun kullanılmış olması aranır; süresi geçirildiği için incelenmeyen bir kanun yolu tüketilmiş sayılmaz. Ayrıca şikâyetin içerik olarak da ulusal mercilere sunulmuş olması beklenir.

Başvuru süresi ne zaman işlemeye başlar?

Süre kural olarak nihai kararın tebliğinden itibaren işler; tebliğ öngörülmeyen hâllerde ise ihlalin öğrenildiği tarih esas alınır. Bu nedenle tebligat evrakının ve tebliğ tarihini gösteren kayıtların saklanması hazırlığın ilk adımlarındandır. Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir engel bulunduğunda, engelin kalkmasından sonra ve mazeret belgelendirilerek başvuru yapılabilmesi öngörülmüştür. Sürenin uzunluğu kanunda gösterildiğinden, güncel düzenlemenin başvuru öncesinde kontrol edilmesi yerinde olur.

Başvuru nasıl ve hangi belgelerle yapılır?

Başvuru, ilgili mercinin belirlediği form üzerinden yapılır; form ekleriyle birlikte tek bir bütün oluşturur. Nihai karar örneği, tebligat kayıtları, derece mahkemelerine sunulan dilekçeler ve kanun yolu başvuruları dosyanın temel parçalarıdır. Olayların tarih sırasıyla anlatılması, hangi hakka dayanıldığının gösterilmesi ve talebin açıkça belirtilmesi beklenir. Eksik doldurulan formlar için tamamlama süresi verilebilir; bu süre içinde giderilmeyen eksiklikler başvurunun incelenmemesi sonucunu doğurabilir.

Kabul edilebilirlik incelemesinde nelere bakılır?

Bu aşamada başvurunun konu, kişi, yer ve zaman bakımından yetki ölçütlerini karşılayıp karşılamadığı değerlendirilir. Ayrıca başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olup olmadığı, anayasal ve kişisel önem taşıyıp taşımadığı ile başvuru hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı incelenir. Aynı konuda daha önce karar verilmiş olması da bu aşamada gözetilir. Kabul edilebilir bulunan başvurularda esas incelemesine geçilir.

Bireysel başvuru yargılamayı veya icrayı kendiliğinden durdurur mu?

Başvurunun yapılmış olması, kural olarak derece mahkemesi kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Ağır ve giderilemez sonuçların doğabileceği hâllerde ayrıca tedbir talebinde bulunulması gündeme gelir. Tedbir talebi, ciddi bir tehlikenin somut biçimde ortaya konmasına bağlıdır ve esasa ilişkin bir değerlendirme anlamına gelmez. Bu nedenle icra veya infaz süreçlerinin ayrıca takip edilmesi gerekir.

Tüzel kişiler bireysel başvuruda bulunabilir mi?

Özel hukuk tüzel kişileri, yalnızca tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği iddiasıyla başvurabilir. Şirket, dernek veya vakıf gibi yapıların ortaklarına ya da üyelerine ait kişisel haklara dayanan başvurular bu kapsamda değerlendirilmez. Kamu tüzel kişileri ise kural olarak bu yola başvuramaz. Temsil yetkisinin ve karar organının iradesinin belgelerle gösterilmesi ayrıca aranır.

Anayasa Mahkemesi kararından sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulabilir mi?

Ulusal aşama tamamlandıktan sonra, Sözleşme kapsamındaki bir hakka dayanan şikâyet için uluslararası başvuru gündeme gelebilir. Türkiye bakımından bireysel başvuru yolu kural olarak tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu kabul edilmektedir; bu nedenle ulusal aşama tamamlanmadan yapılan başvurular sonuçsuz kalabilir. Uluslararası başvuru için de kendi süre koşulu ve form düzeni bulunur. Şikâyetin ulusal aşamada ileri sürülmüş olması bu aşamada ayrıca değerlendirilir.

AİHM kararı ulusal mahkeme kararını doğrudan ortadan kaldırır mı?

Hayır; karar, iç hukuktaki bir hükmü kendiliğinden ortadan kaldırmaz veya yerine geçmez. İhlal tespiti hâlinde adil tazmine hükmedilebilir ve kararın gereklerinin yerine getirilmesi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin denetiminde izlenir. Karar, iç hukukta yargılamanın yenilenmesi gibi yolların işletilmesine dayanak oluşturabilir. Bu yolların koşulları ise ilgili usul kanunlarında düzenlenmiştir.

İhlal kararı verilirse yeniden yargılama nasıl gündeme gelir?

İhlalin kaynağı bir yargı kararı ise, ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi amacıyla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilebilir. Yeniden yargılamada mahkeme, ihlal kararında yer verilen değerlendirmeleri gözeterek yeni bir karar kurar. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde tazminata hükmedilmesi ya da ihlalin tespitiyle yetinilmesi söz konusu olabilir. Kararda giderim yönteminin nasıl gösterildiği, sonraki adımların belirlenmesinde esas alınır.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde ne yapılabilir?

Öncelikle ret gerekçesinin usule mi yoksa esasa mı ilişkin olduğu belirlenir; bu ayrım kalan imkânları gösterir. Süre veya tüketme koşulundan kaynaklanan bir eksiklik söz konusuysa, sonraki adımların bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir. Esasa ilişkin bir ret hâlinde uluslararası aşamanın koşulları ayrıca ele alınabilir. Süreye bağlı hakların korunması bakımından bu değerlendirmenin gecikmeden yapılması yerinde olur.

Bu yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaylar kendi koşulları içinde farklılık gösterebilir ve güncel mevzuata göre değerlendirilmelidir.

Yararlanılabilecek resmî kaynaklar

§ İletişim

İletişim bilgileri ve görüşme talebi

Görüşmeler randevu ile planlanır. Talebinizi telefonla, e-postayla veya iletişim sayfasındaki form aracılığıyla iletebilirsiniz.

Görüşme Talebi Oluştur
Telefon
0532 429 09 26
Adres
Osmaniye Mah. İncirli Yolu Sk. Sarıalioğlu Apt. No: 31 K: 5 D: 12, 34146 Bakırköy/İstanbul Haritada aç (yeni sekmede açılır) ↗
Çalışma Saatleri
Pazartesi–Cuma / 09.00–18.00
Şeffaf ve anlaşılır

Çerezler, gizlilik ve kullanım koşulları

Bu sitede analitik veya reklam amaçlı izleme çerezleri kullanılmaz. Yönetici oturumu gibi gerekli teknik kayıtlar ve seçiminizi hatırlayan tarayıcı kaydı kullanılır.

“Kabul et” seçimi, aşağıdaki site kullanım koşullarını kabul ettiğinizi ve gizlilik ile çerez açıklamalarını okuduğunuzu belirtir. İsteğe bağlı izleme veya pazarlama izni vermez.

Sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu seçim bir avukatlık veya vekâlet sözleşmesi kurmaz; iletişim formundaki bilgilendirme ve onayın yerine geçmez.

Seçiminiz bu tarayıcıda 180 gün hatırlanır; sunucuya gönderilmez. Kapatmak veya sayfayı kaydırmak kabul anlamına gelmez.