Borçlar hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkilerinin genel çerçevesini kuran alandır. Buradaki borç kavramı yalnızca para borcunu değil, bir tarafın diğerine karşı üstlendiği her türlü edimi anlatır. İlişkinin iki ucu bulunur: edimi isteme yetkisini taşıyan alacaklı ile edimi yerine getirmekle yükümlü borçlu. Aynı ilişkide bir kişinin hem alacaklı hem borçlu konumunda olması da olağandır; satış ilişkisinde satıcı bedeli isteyebilirken malı teslim etmekle yükümlüdür.
Genel hükümler ve özel sözleşme türleri
Alan iki katmanlı okunur. Genel hükümler; borcun nasıl doğduğunu, nasıl ifa edileceğini, ifa edilmemesinin sonuçlarını ve hangi yollarla sona ereceğini bütün ilişkiler bakımından düzenler. İkinci katmanda satış, kira, eser, vekâlet ve kefalet gibi belirli sözleşme türlerine özgü kurallar yer alır. Bir uyuşmazlıkta önce özel bir kuralın bulunup bulunmadığına bakılır; özel kural yoksa genel hükümler devreye girer. Bu nedenle ilişkinin doğru adlandırılması, uygulanacak kuralların belirlenmesi bakımından da önem taşır.
Sözleşmenin kurulması ve şekli
Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur. Kural olarak şekle bağlı değildir; sözlü olarak ya da yazışmalar üzerinden de kurulabilir. Bununla birlikte kanun bazı işlemler için yazılı ya da resmî şekil arar ve bu hâllerde şekle uyulmaması işlemin geçerliliğini etkileyebilir. Şekil serbestisinin bulunduğu ilişkilerde dahi yazılılık ispat kolaylığı sağladığı için tercih edilir; hangi edimin hangi tarihte üstlenildiği çoğu zaman ancak kayıtlarla ortaya konabilir.
İfa ve sona erme
Borç kural olarak ifa ile sona erer; edimin kararlaştırılan yerde, zamanda ve içerikte yerine getirilmesi ilişkiyi tamamlar. İfa dışında da sona erme yolları vardır. İbra, yenileme, alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi, takas ve borçluya yüklenemeyen sonraki imkânsızlık bunlar arasında sayılabilir. Zamanaşımının dolması ise borcu ortadan kaldırmaz; borçluya ödemeden kaçınabilme imkânı verir. Bu ayrımın pratik sonucu, süresi dolmuş bir borç için yapılan ödemenin kural olarak geri istenememesidir.
Birden çok tarafın bulunduğu ilişkiler
Bir borç ilişkisinde birden çok alacaklı ya da borçlu yer alabilir. Müteselsil borçlulukta alacaklı, borcun tamamını borçlulardan herhangi birinden isteyebilir; ödeyen borçlunun diğerlerine başvurması ise aralarındaki iç ilişkiye göre belirlenir. Kefalet ve benzeri güvence ilişkileri de asıl borcun yanında ayrıca ele alınır. Bu sayfadaki anlatım genel bilgilendirme amacı taşır; her ilişki kendi sözleşme metni, yazışmaları ve somut koşulları içinde ayrıca değerlendirilir.