Çalışma Alanı

Gayrimenkul Hukuku

Bir taşınmaz işleminde ilk imzadan çok önce açılması gereken sayfa, o taşınmazın tapu kaydıdır; işlemin güvenliği büyük ölçüde bu sayfada okunanlarla belirlenir.

Avukat Ceren Eren - gayrimenkul-hukuku Çalışma Alanı Görseli

Bir daireye kapora verilmeden, bir arsa için el sıkışılmadan, hatta ilan üzerinden görüşme başlamadan önce yapılabilecek en değerli iş kağıt üzerindedir: tapu kaydının, üzerindeki şerh ve sınırlamaların, imar durumunun ve aidat ile vergi borçlarının incelenmesi. Taşınmaz işlemlerinde koruma, sorun çıktıktan sonra değil, işlemden önce kurulur; çünkü devirden sonra fark edilen bir kaydın temizlenmesi çoğu zaman uzun ve masraflı bir sürece dönüşür.

Gayrimenkul hukuku yalnızca alım satımı kapsamaz. Kira ilişkileri, kat mülkiyetinden doğan komşuluk ve yönetim meseleleri, paydaşlar arasındaki ortaklık sorunları, tahliye süreçleri ve yüklenici ile kurulan inşaat ilişkileri de bu alanın gündelik konularıdır. Ortak nokta şudur: hepsinde hem bir kayıt düzeni hem de bir sözleşme ilişkisi iç içe ilerler.

Bu alandaki çalışma; işlem öncesinde kayıtların taranmasını, sözleşmelerin işlemin gerçek amacına göre kurulmasını ve uyuşmazlık doğduğunda sürecin belgeye dayalı yürütülmesini kapsar.

01 Gayrimenkul Hukuku

Mülkiyetten kiraya: taşınmaza bağlı hakların yelpazesi

Taşınmaz üzerindeki haklar tek tip değildir; aynı daire üzerinde malikin mülkiyeti, bankanın ipoteği, kiracının kullanım hakkı ve komşuların kat mülkiyetinden doğan yetkileri aynı anda var olabilir. Gayrimenkul hukuku, bu hakların birbiriyle ilişkisini ve çatıştıklarında hangisinin öncelik taşıyacağını düzenler. Alanın kapsamını üç eksen üzerinden okumak mümkündür.

İşlemler ekseni

Satış, satış vaadi, bağış, trampa ve ipotek gibi işlemler tapu siciline dokunur ve çoğu resmî şekle bağlıdır. Bu eksendeki çalışma; işlem öncesi kayıt incelemesini, sözleşmenin ödeme ve devir planıyla uyumlu kurulmasını ve tapu aşamasının eksiksiz tamamlanmasını içerir.

Sürekli ilişkiler ekseni

Kira ilişkisi, kat mülkiyeti düzeni ve paydaşlar arasındaki ortak mülkiyet; imza anıyla bitmeyen, yıllarca süren ilişkiler kurar. Bu eksende bildirimlerin usulü, ödeme kayıtları, ortak karar mekanizmaları ve sürelere bağlı haklar öne çıkar. Uyuşmazlıkların önemli bölümü, ilişki sürerken ihmal edilen kayıtların sona erme aşamasında doğurduğu boşluktan beslenir.

Yapım ve dönüşüm ekseni

Arsa payı karşılığı inşaat, kentsel dönüşüm ve tadilat süreçleri; mülkiyet ile borç ilişkisini aynı sözleşmede birleştirir. Teslim tarihleri, bağımsız bölüm paylaşımı ve ayıp sorumluluğu bu eksenin tipik tartışma başlıklarıdır.

Bu sayfadaki açıklamalar tanıtıcı bir çerçeve sunar; somut bir işlem veya uyuşmazlık, taşınmazın kendi kayıtları ve tarafların kendi sözleşme düzeni üzerinden ayrıca ele alınır.

02 Olası Durumlar

Taşınmaz sahiplerinin ve kiracıların karşılaştığı durumlar

  1. Beğenilen taşınmaz için karar aşaması

    Alıcı, ilanı görülen daire veya arsa için adım atmak üzeredir. Kapora veya ön ödeme öncesinde kayıt incelemesinin tamamlanması, geri dönüşü zor adımların önüne geçebilir.

  2. Projeden konut satın alınması

    Henüz tamamlanmamış bir projeden bağımsız bölüm alınmaktadır. Sözleşmenin niteliği, teslim taahhüdü ve ödeme planının güvencesi ayrıca değerlendirilebilir.

  3. Kira sözleşmesinin yenileme dönemi

    Dönem sonu yaklaşırken bedel ve koşullar yeniden gündeme gelmiştir. Bildirim süreleri ve güncel yasal çerçeve birlikte incelenerek yol haritası kurulabilir.

  4. Kiralananın sözleşmeye aykırı kullanımı

    Taşınmaz; devredilmiş, farklı amaçla kullanılmaya başlanmış veya özenle korunmamaktadır. Aykırılığın belgelenmesi ve ihtar düzeni sonraki adımların temelini oluşturur.

  5. Apartman veya sitede yönetim gerilimi

    Aidat, tadilat ya da ortak alan kullanımı üzerine kat malikleri arasında anlaşmazlık doğmuştur. Yönetim planı ve kurul kararları üzerinden çözüm yolları değerlendirilebilir.

  6. Hisseli taşınmazda paydaş tıkanıklığı

    Paydaşlar taşınmazın kullanımı veya satışı konusunda uzlaşamamaktadır. Anlaşma seçenekleri ile ortaklığın giderilmesi süreci karşılaştırılarak planlama yapılabilir.

  7. Yüklenici ile teslim tartışması

    İnşaat sözleşmesindeki teslim tarihi geçmiş veya teslim edilen bölümlerde eksiklikler görülmüştür. Sözleşme hükümleri ve tutanaklar üzerinden talepler belirlenebilir.

  8. Taşınmaza haciz veya ipotek şerhi düşülmesi

    Kayıtta beklenmeyen bir sınırlama fark edilmiştir. Şerhin dayanağının araştırılması ve kaldırılma koşullarının incelenmesi gündeme gelebilir.

03 Süreç

Bir taşınmaz işleminde hazırlıktan devre uzanan akış

  1. Kayıt taraması

    Tapu kaydı, takyidatlar, imar ve iskân durumu ile aidat ve vergi borçları sorgulanır; taşınmazın hukuki fotoğrafı çekilir.

  2. Fiilî durumun doğrulanması

    Kayıttaki nitelik ile yerindeki durum karşılaştırılır; kullanımdaki kişiler, kiracılar ve fiilî sınırlar netleştirilir.

  3. Sözleşme kurgusunun belirlenmesi

    Doğrudan satış, satış vaadi veya ön sözleşme seçenekleri; ödeme planı ve tarafların güvence ihtiyacına göre karşılaştırılır.

  4. Bedel ve güvence düzeninin kurulması

    Ödemenin hangi anda, hangi kanalla yapılacağı ve devirle nasıl eşleneceği yazılı olarak bağlanır.

  5. Resmî işlem aşaması

    İşlem, gerektirdiği resmî şekle uygun olarak tapu müdürlüğü veya noter nezdinde tamamlanır; harç ve masraf paylaşımı netleştirilir.

  6. Devir sonrası kontroller

    Yeni kaydın doğruluğu teyit edilir; abonelikler, sigorta ve bildirimler tamamlanır, işlem dosyası eksiksiz arşivlenir.

Aşamalar temsilîdir; izlenecek yol somut olayın niteliğine göre belirlenir.

04 Belgeler

Taşınmaz dosyasını oluşturan başlıca kayıtlar

  • Güncel tapu kaydı örneği Malik bilgisini, taşınmazın niteliğini ve pay durumunu gösterir; incelemenin başlangıç noktasıdır.
  • Takyidat dökümü İpotek, haciz, şerh ve irtifak kayıtlarını listeler; taşınmazın yükünü ortaya koyar.
  • İmar durumu yazısı Taşınmazın hangi yapılaşma koşullarına tabi olduğunu gösterir; kullanım planlarının gerçekçiliğini sınar.
  • Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni Binanın kayıtlı ve izinli olup olmadığını belgeleyerek ileride çıkabilecek yapı sorunlarına işaret eder.
  • Satış veya satış vaadi sözleşmesi Tarafların bedel, devir ve teslim taahhütlerini içerir; uyuşmazlıkta ilk bakılan metindir.
  • Ödeme dekontları ve makbuzlar Bedelin hangi tarihlerde ve kimin hesabına ödendiğini kanıtlar; elden ödemelerin ispat riskini görünür kılar.
  • Kira sözleşmesi ve ekleri Kira ilişkisinin koşullarını, depozito düzenini ve özel hükümleri belgeler.
  • Kira ödeme kayıtları Bedelin düzenli ödenip ödenmediğini gösterir; tahliye ve alacak tartışmalarında belirleyici olabilir.
  • İhtarname ve tebligat kayıtları Bildirimlerin kime, hangi tarihte ulaştığını ispatlar; süreye bağlı hakların işleyişini belgeler.
  • Yönetim planı ve kat malikleri kurulu kararları Ortak yaşam kurallarını ve alınan kararların usulünü gösterir; kat mülkiyeti uyuşmazlıklarının çerçevesini çizer.
  • Aidat ve ortak gider kayıtları Ortak gider borçlarını ve ödemeleri izler; hem devir öncesi incelemede hem yönetim uyuşmazlıklarında kullanılır.
  • İnşaat sözleşmesi ve teslim tutanakları Yüklenicinin taahhütlerini, teslim tarihlerini ve teslim anındaki eksiklikleri kayda geçirir.

Belgeler görüşme sırasında birlikte değerlendirilir; bu form üzerinden veya e-posta ile hassas belge iletilmesi beklenmez.

05 Dikkat

İşlem güvenliğini etkileyen ayrıntılar

  • Kapora verilmeden kaydın görülmesi

    Ön ödeme, taraflar arasında fiilî bir bağlılık yaratır. Kayıt incelemesi tamamlanmadan yapılan ödemeler, sorun çıktığında geri alınması tartışmalı tutarlara dönüşebilir.

  • Elden ödemenin ispat zayıflığı

    Taşınmaz bedelinin banka dışı kanallarla ödenmesi, ileride hem tutar hem tarih yönünden ispat sorunu doğurabilir. Ödemelerin kayıtlı kanaldan yapılması güvenli olandır.

  • Sözleşmedeki kişi ile maliğin aynı olması

    İmza atan kişinin tapudaki malik veya usulüne uygun yetkilendirilmiş temsilcisi olduğu doğrulanmadan yapılan işlemler ciddi risk taşır. Kimlik ve yetki belgeleri birlikte incelenebilir.

  • Fiilî kullanım ile kaydın çelişmesi

    Kayıtta arsa görünen yerde bina, mesken görünen yerde işyeri bulunabilir. Bu çelişki; iskân, vergi ve gelecekteki işlemler yönünden ayrıca değerlendirilmesi gereken bir işarettir.

  • Bildirim sürelerinin dönemle ilişkisi

    Kira ilişkisinde bazı haklar ancak belirli dönemlerde ve önceden bildirimle kullanılabilir. Takvimin sözleşme başlangıcına göre izlenmesi hak kaybını önleyebilir.

  • Depozito ve teslim kayıtlarının belgelenmesi

    Girişte alınan güvence ile çıkıştaki hasar tartışması, ancak teslim anındaki durumun tutanak ve görsellerle saptanmasıyla sağlıklı çözülebilir.

  • Ortak alan değişikliklerinde onay düzeni

    Kat mülkiyetinde bazı tadilat ve kullanım değişiklikleri diğer maliklerin belirli çoğunlukta onayına bağlıdır. Onaysız yapılan değişiklik, eski hâle getirme talepleriyle karşılaşabilir.

06 Gayrimenkul Hukuku

Tapu kaydının okunması ve işlem öncesi inceleme

Tapu sicili, taşınmaz üzerindeki hakların kamuya açık kaydıdır ve iyi okunduğunda bir taşınmazın geçmişini, bugününü ve risklerini anlatır. İncelemede yalnızca malikin kim olduğuna bakılmaz; kaydın beyanlar, şerhler ve ipotekler hanesi de satır satır taranır. Devri kısıtlayan bir aile konutu şerhi, süregelen bir dava işareti, bir kamulaştırma kaydı veya kira şerhi; işlemin bedelini, zamanlamasını, hatta yapılıp yapılmayacağını değiştirebilir.

İnceleme tapu ile de bitmez. İmar durumu, taşınmazın ne amaçla kullanılabileceğini ve yapılaşma koşullarını belirler; yapı ruhsatı ile yapı kullanma izni, binanın kayıtlı ve izinli olduğunu gösterir. Kat mülkiyetli bölümlerde yönetim planı ve aidat borçları, arsalarda ise kadastro geçmişi ve fiilî sınırlar ayrıca değerlendirilir. Vergi borçları ve abonelik yükümlülükleri gibi görünmez kalemler de devirden önce sorgulanabilir.

Bu tarama, alıcıyı olduğu kadar satıcıyı da korur: satış öncesinde kendi kaydını inceleyen malik, işlemi geciktirebilecek pürüzleri önceden giderme imkânı bulur. Kayıtların önemli bölümü bugün elektronik ortamdan izlenebilmektedir; ancak kaydı görmek ile kaydı yorumlamak aynı şey değildir. Hangi şerhin işlemi engellediği, hangisinin bedelle çözülebileceği; somut kaydın hukuki niteliğine göre değerlendirilir.

07 Gayrimenkul Hukuku

Satış ve satış vaadi: iki farklı aracın doğru kullanımı

Taşınmaz mülkiyetinin devri, tarafların tapu müdürlüğünde yapacağı resmî işlemle gerçekleşir; haricen imzalanan bir satış metni veya elden alınan bedel, kural olarak mülkiyeti geçirmez. Bu kesin şekil kuralı, uygulamadaki pek çok mağduriyetin de kaynağıdır: taraflar aralarındaki yazılı metne güvenerek ödeme yapar, devir ise gerçekleşmez. Bu nedenle ödeme planı ile resmî devir anının birbirine bağlanması, satış sürecinin en kritik tasarım sorusudur.

Devrin hemen yapılamadığı durumlar için hukuk, satış vaadi sözleşmesini sunar: noterde düzenlenen bu sözleşmeyle taraflar, ileride satışı gerçekleştirmeyi karşılıklı taahhüt eder. Satış vaadi, tapuya şerh edilebilir ve şerh, taşınmazı sonradan edinen kişilere karşı da ileri sürülebilme gücü kazandırabilir. Projeden alımlarda, ödeme takvimine yayılmış satışlarda ve koşula bağlı devirlerde bu araç sıkça kullanılır; ancak vaadin içeriği, bedel ödeme düzeni ve ifa edilmediğinde izlenecek yol metinde açıkça kurulmadığında, güvence sanılan sözleşme yeni bir uyuşmazlık konusu hâline gelebilir.

Her iki araçta da bedelin güvenceli ödenmesi ayrıca planlanır: devir anına bağlı ödeme, banka aracılığıyla bloke düzeni veya taksitlerin şerhle desteklenmesi gibi seçenekler somut işleme göre karşılaştırılır.

08 Gayrimenkul Hukuku

Şerh, ipotek ve taşınmaz üzerindeki diğer sınırlamalar

Mülkiyet, kayıt üzerinde tek satırda görünse de nadiren sınırsızdır. Taşınmazın üzerinde bir bankanın ipoteği, bir alacaklının haczi, bir kiracının şerh edilmiş kira hakkı, komşu parsel lehine bir geçit irtifakı veya kamu kurumlarının kısıtlamaları bulunabilir. Bu kayıtların her biri farklı hukuki sonuç doğurur: bir kısmı devre engel değildir ama taşınmazı yüklü hâlde geçirir; bir kısmı işlemin yapılmasını fiilen durdurur.

İpotek, en sık karşılaşılan sınırlamadır ve taşınmazın bir borcun güvencesi olduğunu gösterir. İpotekli taşınmaz satın alınabilir; ancak borç ödenmezse alacaklının taşınmazı sattırma yetkisi yeni malike karşı da işler. Bu yüzden devir planında ipoteğin kaldırılması, bedelden mahsubu veya borcun kapatılma anı açıkça düzenlenir. Haciz kayıtlarında ise borcun akıbeti ve kaydın kaldırılma koşulları işlem öncesinde netleştirilir.

Şerhler ayrı bir katman oluşturur: aile konutu şerhi, satış vaadi şerhi, kira şerhi ve dava şerhi gibi kayıtlar; üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarını sınırlar ve taşınmazın geleceğine ilişkin uyarı işaretleri taşır. Bir sınırlamanın kaldırılması bazen basit bir ödemeyle, bazen ilgilisinin rızasıyla, bazen de ancak yargı kararıyla mümkün olur. İncelemede amaç, her kaydın hangi yolla ve hangi maliyetle temizlenebileceğini işlem öncesinde öngörmektir.

09 Gayrimenkul Hukuku

Kira ilişkisinin kurulması ve bedel uyuşmazlıkları

Kira, taşınmaz hukukunun en yaygın ve en uzun ömürlü ilişkisidir; iyi kurulmuş bir sözleşme, yıllarca sürecek ilişkinin anayasası işlevi görür. Metinde bedel ve ödeme düzeninin yanında; depozitonun tutulma ve iade koşulları, yan giderlerin paylaşımı, kullanım amacı, devir ve alt kira yasakları ile teslim anındaki durumun tespiti düzenlenir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun kiracıyı koruyan emredici hükümler içerdiğinden, sözleşmeye yazılan her hükmün geçerli olmayabileceği de bilinerek metin kurulur.

Bedel uyuşmazlıkları çoğu zaman yenileme dönemlerinde doğar. Artış oranı, sözleşme hükmü ile kanunun konut kiralarında öngördüğü sınırların birlikte okunmasıyla belirlenir; bu sınırlar dönemsel düzenlemelerle değişebildiğinden güncel çerçevenin kontrolü gerekir. Uzun süredir devam eden kiralarda ise bedelin güncel koşullara uyarlanması için kanunda öngörülen zamanlamayla kira tespiti istenebilir. Her iki başlıkta da talepler süreye ve usule bağlıdır; bildirimlerin dönem başına göre zamanlaması sonucu doğrudan etkiler.

İlişki sürerken tutulan kayıtlar, bu tartışmaların asıl malzemesidir: ödemelerin açıklamalı banka kaydıyla yapılması, yazışmaların saklanması ve taşınmazın durumundaki değişikliklerin tarihli belgelenmesi; hem kiracı hem kiraya veren yönünden ileride kurulacak her talebin zeminini hazırlar.

10 Gayrimenkul Hukuku

Tahliye süreçlerinin hukuki çerçevesi

Kiracının taşınmazdan çıkarılması, kiraya verenin dilediği anda kullanabileceği bir yetki değildir; kanun tahliyeyi sınırlı sebeplere ve sıkı usullere bağlamıştır. Ödenmeyen bedele dayalı süreçlerde ihtarların içeriği ve zamanlaması, yazılı tahliye taahhüdüne dayalı süreçlerde taahhüdün veriliş anı ve biçimi, ihtiyaç sebebine dayalı süreçlerde ise ihtiyacın gerçek ve samimi olması belirleyicidir. Her sebep kendi koşullarına ve kendi takvimine sahiptir; yanlış sebeple veya yanlış zamanda başlatılan süreç, aylar sonra usulden sonuçsuz kalabilir.

Tahliye taahhüdü uygulamada en çok tartışılan araçlardandır: kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği bu belge, ancak kanunun aradığı koşullarla düzenlendiğinde sonuç doğurur. Kira ilişkisinin kurulduğu anda imzalatılan veya tarihleri sonradan doldurulan taahhütler geçerlilik tartışmalarına açıktır; bu tartışmalar somut belgeye göre değerlendirilir.

Sürecin yolu da sebebe göre değişir: kimi tahliye sebepleri dava yoluyla, ödenmeyen bedel gibi kimi durumlar ise icra kanalıyla yürütülebilir; kira uyuşmazlıklarının önemli bölümünde dava öncesi arabuluculuk aşaması da devreye girmiştir. Kiraya veren yönünden sürecin başında doğru yolun seçilmesi, kiracı yönünden ise tebligatların takibi ve itiraz haklarının süresinde kullanılması sonucu belirler.

11 Gayrimenkul Hukuku

Kat mülkiyeti ve paylı mülkiyette ortak yaşamın kuralları

Bir apartman dairesinin maliki, yalnızca kendi bağımsız bölümünün değil; arsa payının ve ortak alanların da hak sahibidir. Kat mülkiyeti düzeni, bu iç içe geçmiş hakların nasıl kullanılacağını belirler: yönetim planı sitenin anayasası işlevini görür, kat malikleri kurulu karar organıdır, yönetici ise kararların uygulayıcısıdır. Aidatların belirlenmesi, ortak alan tadilatları, ısınma ve asansör gibi ortak giderlerin paylaşımı bu düzenin gündelik konularıdır; kurul kararlarının usulüne uygun alınması ve karara katılmayan maliklerin itiraz yollarını süresinde kullanması, uyuşmazlıkların hukuki çerçevesini oluşturur.

Paylı mülkiyet ise farklı bir ortaklık biçimidir: aynı taşınmaz üzerinde birden çok kişinin belirli paylarla malik olması. Miras yoluyla veya birlikte alımla doğan bu yapı, kullanım ve tasarruf kararlarında paydaşların birlikte hareketini gerektirir. Her paydaş kendi payını kural olarak devredebilir; ancak üçüncü kişiye satışta diğer paydaşların önalım hakkı gündeme gelebilir. Taşınmazın tamamına ilişkin işlemler ise pay çoğunluğuna veya oybirliğine bağlı kurallara tabidir.

Paydaşlar ortak bir gelecekte anlaşamadığında, ortaklığın giderilmesi süreci devreye girer: taşınmaz uygun düşüyorsa aynen paylaşılır, aksi hâlde satış yoluyla paraya çevrilerek bedel paylar oranında dağıtılır. Dava yoluna gidilmeden önce paydaşlar arasında paylaşım sözleşmesi imkânının değerlendirilmesi; süreci kısaltabilen, ilişkileri koruyabilen bir seçenektir.

12 Gayrimenkul Hukuku

İnşaat ve yüklenici ilişkileri: arsadan bağımsız bölüme

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz hukukunun en karmaşık ilişkilerinden birini kurar: arsa sahibi payının bir bölümünü devretmeyi, yüklenici ise arsa üzerinde bağımsız bölümler inşa edip bir kısmını arsa sahibine teslim etmeyi üstlenir. Tek metinde hem mülkiyet devri hem eser üretimi düzenlendiğinden, sözleşmenin resmî şekilde yapılması ve paylaşım listesinin, teslim standardının, teknik şartnamenin metne açıkça bağlanması gerekir.

Uygulamadaki tartışmaların büyük bölümü üç başlıkta toplanır: teslimin gecikmesi, teslim edilen bölümlerin ayıplı veya eksik olması ve pay devirlerinin zamanlaması. Gecikme hâlinde kira kaybı benzeri talepler, ayıp hâlinde giderim ve bedel indirimi seçenekleri, devir dengesizliğinde ise sözleşmenin feshi senaryoları gündeme gelebilir. Her senaryoda tutanaklar, yazışmalar, hakediş kayıtları ve teknik tespitler sonucu belirler; teslim tutanağının içeriği ile çekince kayıtları özellikle önem taşır.

Konut projelerinden alım yapan üçüncü kişiler yönünden de tablo benzerdir: yükleniciden alınan bağımsız bölümün, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşme dengesine bağlı olduğu gözden kaçabilir. Projeden alımlarda yüklenicinin payına düşen bölümlerin doğrulanması, ödeme planının teslim güvencesiyle eşlenmesi ve kayıtların şerh imkânlarıyla desteklenmesi; işlem öncesi incelemenin bu alandaki özel görünümüdür.

13 Kavramlar

Tapudan tahliyeye kavram rehberi

Takyidat
Taşınmaz kaydı üzerindeki ipotek, haciz, şerh ve irtifak gibi yük ve sınırlamaların tümüne verilen ad.
Şerh
Bazı kişisel hakların veya uyarıcı kayıtların tapu kütüğüne işlenmesi; üçüncü kişilere karşı bilinirlik sağlar.
Satış vaadi
İleride taşınmaz satışının yapılmasını karşılıklı taahhüt eden, noterde düzenlenen sözleşme.
İpotek
Bir alacağın güvencesi olarak taşınmaz üzerinde kurulan ve borç ödenmezse satış yetkisi doğurabilen sınırlı hak.
Kat irtifakı
Henüz tamamlanmamış yapıda, ileride kat mülkiyetine dönüşmek üzere arsa payına bağlı kurulan hak.
Yönetim planı
Kat mülkiyetli yapılarda ortak yaşamın kurallarını belirleyen ve tüm malikleri bağlayan temel belge.
Paylı mülkiyet
Aynı taşınmaz üzerinde birden çok kişinin belirli paylar hâlinde malik olması durumu.
Önalım hakkı
Paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara tanınan öncelikli alım imkânı.
Ortaklığın giderilmesi
Paydaşlığın; taşınmazın aynen paylaşılması veya satılarak bedelinin dağıtılması yoluyla sona erdirilmesi süreci.
Tahliye taahhüdü
Kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği, geçerliliği koşullara bağlı belge.
Yapı kullanma izni (iskân)
Tamamlanan yapının projesine ve mevzuata uygunluğunu gösteren, kullanım aşamasının resmî belgesi.

Açıklamalar sadeleştirilmiş bilgilendirmedir; mevzuattaki tanımların yerine geçmez.

§ Soru — Cevap

Sık sorulan sorular

Satış bedelinin ödenmesi ile tapu devrini aynı ana denk getirmek mümkün mü?

Mümkündür ve işlem güvenliğinin özü de budur. Uygulamada en sık kullanılan yöntemler; bedelin devir günü banka aracılığıyla ödenmesi, çekilen kredinin doğrudan satıcı hesabına aktarılması veya ödemenin bloke düzeniyle devre bağlanmasıdır. Bedelin devirden günler önce elden verilmesi de, devrin ödeme yapılmadan tamamlanması da taraflardan birini korumasız bırakır. Hangi yöntemin uygun olduğu; bedelin kaynağına, ipotek gibi kapatılacak kayıtların varlığına ve tarafların güven düzeyine göre planlanır.

Elden yazılmış bir satış sözleşmesiyle taşınmaz aldım; mülkiyet bana geçti mi?

Kural olarak geçmez. Taşınmaz mülkiyetinin devri resmî şekle bağlıdır ve tapu müdürlüğünde yapılan işlemle gerçekleşir; taraflar arasında imzalanan adi yazılı metin, mülkiyeti geçirmez. Böyle bir durumda ödenen bedelin akıbeti, taşınmazın fiilen kullanılıp kullanılmadığı ve tarafların bugüne kadarki davranışları üzerinden hukuki değerlendirme yapılır; ödenen bedelin iadesi gibi talepler gündeme gelebilir. Benzer metinlerle karşılaşıldığında, yeni ödeme yapılmadan mevcut durumun incelenmesi ve işlemin resmî şekle taşınıp taşınamayacağının değerlendirilmesi yerinde olur. Noterde düzenlenen satış vaadi ise farklıdır; mülkiyeti geçirmese de geçerli bir taahhüt ilişkisi kurar.

İçinde kiracı bulunan bir taşınmaz satın alırsam kira sözleşmesi ne olur?

Kira ilişkisi kural olarak sona ermez; yeni malik, mevcut sözleşmeye kiraya veren sıfatıyla dâhil olur. Kiracının ödeme düzeni, depozito kaydı ve sözleşme hükümleri yeni malik yönünden de geçerliliğini sürdürür. Yeni malikin taşınmazı kendi ihtiyacı için kullanmak istemesi hâlinde kanun, belirli bildirim ve dava koşullarına bağlı özel bir yol öngörür; bu yolun takvimi devir tarihine göre işler. Bu nedenle kiracılı taşınmaz alımlarında sözleşmenin bir örneğinin, ödeme kayıtlarının ve depozito bilgisinin devir öncesinde teslim alınması; ihtiyaç planı varsa bildirim takviminin en baştan kurulması sağlıklı olandır.

Kiracı olarak verdiğim depozitoyu çıkarken geri alabilir miyim?

Depozito, kiracının sözleşmeden doğan borçlarının güvencesidir; ilişki sona erdiğinde borç kalmamışsa iadesi gerekir. Tartışmalar genellikle iki noktada düğümlenir: taşınmazda hasar bulunup bulunmadığı ve hasarın olağan kullanımdan mı yoksa özensizlikten mi kaynaklandığı. Olağan yıpranma kural olarak kiracıya yükletilemez. Bu ayrımın sağlıklı yapılabilmesi, giriş ve çıkış anındaki durumun belgelenmesine bağlıdır: teslim tutanağı, tarihli görseller ve yazışmalar iki tarafı da korur. Kanun ayrıca konut ve çatılı işyeri kiralarında depozitonun tutarına ve tutulma biçimine ilişkin sınırlamalar öngörür; somut sözleşmenin bu çerçeveyle birlikte okunması gerekir.

Kat malikleri kurulunun aldığı karara katılmıyorum; itiraz edebilir miyim?

Edebilirsiniz. Kat mülkiyeti düzeninde kurul kararları çoğunluk esasına göre alınır ve usulüne uygun alınmış kararlar, karşı oy kullanan malikleri de bağlar; ancak kanuna veya yönetim planına aykırı kararlara karşı dava yolu açıktır. İtirazın süreye bağlı olduğu ve toplantıya katılım durumuna göre farklı işleyebildiği unutulmamalıdır. İlk adım, toplantı çağrısının ve karar defterinin incelenmesidir: çağrı usulü, toplantı ve karar yeter sayıları ile kararın konusu birlikte değerlendirilir. Aidat ve ortak gider kararlarında ise paylaşım anahtarının yönetim planına uygunluğu ayrıca kontrol edilebilir.

Hisseli tapuda payımı diğer paydaşlara sormadan satabilir miyim?

Kendi payınızı devretmeniz kural olarak mümkündür; paydaşların onayı satışın geçerliliği için gerekmez. Ancak pay üçüncü bir kişiye satıldığında diğer paydaşların önalım hakkı devreye girebilir: koşulları oluştuğunda paydaş, satılan payı aynı koşullarla üzerine alma imkânına sahiptir ve bu hak süreye bağlı biçimde dava yoluyla kullanılır. Bu nedenle hisse alışverişi yapan her iki taraf yönünden de önalım ihtimalinin baştan hesaba katılması gerekir. Payın paydaşlardan birine satılmasında ise önalım gündeme gelmez. Satış öncesinde paydaşlar arasında yazılı görüşme yapılması, hem ilişkiyi hem süreci sadeleştirebilir.

Müteahhit daireyi zamanında teslim etmedi; hangi talepler değerlendirilebilir?

İlk bakılacak yer sözleşmedir: teslim tarihi, gecikme hâlinde öngörülen sonuçlar ve teslimin hangi koşullarda gerçekleşmiş sayılacağı metinden okunur. Gecikme süresince, koşullarına göre mahrum kalınan kullanım için kira kaybı benzeri tazmin talepleri gündeme gelebilir; sözleşmede gecikme için cezai şart kararlaştırılmışsa bu hüküm ayrıca değerlendirilir. Teslim gerçekleştiğinde ise tutanak düzenlenmesi ve eksikliklerin çekince olarak kayda geçirilmesi önem taşır; çekincesiz teslim, bazı talepleri zayıflatabilir. Gecikmenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı, inşaatın seyri ve yazışmalar üzerinden incelenir; taleplerin zamanaşımı yönü de birlikte kontrol edilir.

Taşınmazımın üzerinde eski bir ipotek görünüyor; borç kapandıysa kayıt kendiliğinden silinir mi?

Hayır, kural olarak silinmez. İpotek kaydının terkini, yani sicilden düşürülmesi ayrı bir işlemdir ve genellikle alacaklının, borcun kapandığını gösteren yazısıyla tapu müdürlüğünde gerçekleştirilir. Borcu yıllar önce ödenmiş ama kaydı unutulmuş ipotekler, satış veya kredi aşamasında sürpriz engel olarak ortaya çıkabilir. Böyle bir kayıtla karşılaşıldığında ilk adım, alacaklı kurumdan kapanış yazısının istenmesidir; kurum ulaşılamaz durumdaysa veya yazı vermekten kaçınıyorsa terkin için yargı yolu değerlendirilebilir. Satış planlayan maliklerin kayıt temizliğini işlem takviminden önce tamamlaması, devir gününde yaşanacak gecikmeleri önler.

Kiraya verdiğim konutu kendi ihtiyacım için kullanmak istiyorum; süreç nasıl işler?

Kanun, kiraya verenin kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri ihtiyacı için tahliye talep edebilmesine imkân tanır; ancak bu yol sıkı koşullara bağlıdır. İhtiyacın gerçek, samimi ve sürekli nitelikte olması aranır; geçici veya bahane niteliğindeki gerekçeler sonuç doğurmayabilir. Sürecin takvimi sözleşme dönemine göre işler ve dava yoluyla yürütülür; ayrıca ihtiyaç sebebiyle tahliye sağlandığında taşınmazın belirli süre başkasına kiralanmasına ilişkin kanuni sınırlamalar devreye girer. Bu yolu değerlendiren malikin, ihtiyacı ortaya koyan somut koşulları belgelemesi; kiracının ise bildirim ve dava takvimini incelemesi yerinde olur.

Aidat borcu olan bir daire satın alırsam eski borçlardan sorumlu olur muyum?

Ortak gider borcunun asıl borçlusu, borcun doğduğu dönemin malikidir; ancak uygulamada yönetimler, alacak takibinde bağımsız bölümün yeni malikine de yönelebilmekte ve bu durum tartışmalara yol açabilmektedir. Sorumluluğun kapsamı; borcun türüne, yönetim planına ve somut duruma göre değerlendirilir. Devir öncesinde yönetimden aidat ve ortak gider dökümünün yazılı olarak alınması, borç varsa bedelden mahsup edilmesi veya kapatılmasının devir şartına bağlanması bu belirsizliği en baştan ortadan kaldırır.

Bu yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaylar kendi koşulları içinde farklılık gösterebilir ve güncel mevzuata göre değerlendirilmelidir.

→ İlgili Makaleler

Bu alandaki bilgi notları

§ İletişim

İletişim bilgileri ve görüşme talebi

Görüşmeler randevu ile planlanır. Talebinizi telefonla, e-postayla veya iletişim sayfasındaki form aracılığıyla iletebilirsiniz.

Görüşme Talebi Oluştur
Telefon
0532 429 09 26
Adres
Osmaniye Mah. İncirli Yolu Sk. Sarıalioğlu Apt. No: 31 K: 5 D: 12, 34146 Bakırköy/İstanbul Haritada aç (yeni sekmede açılır) ↗
Çalışma Saatleri
Pazartesi–Cuma / 09.00–18.00
Şeffaf ve anlaşılır

Çerezler, gizlilik ve kullanım koşulları

Bu sitede analitik veya reklam amaçlı izleme çerezleri kullanılmaz. Yönetici oturumu gibi gerekli teknik kayıtlar ve seçiminizi hatırlayan tarayıcı kaydı kullanılır.

“Kabul et” seçimi, aşağıdaki site kullanım koşullarını kabul ettiğinizi ve gizlilik ile çerez açıklamalarını okuduğunuzu belirtir. İsteğe bağlı izleme veya pazarlama izni vermez.

Sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu seçim bir avukatlık veya vekâlet sözleşmesi kurmaz; iletişim formundaki bilgilendirme ve onayın yerine geçmez.

Seçiminiz bu tarayıcıda 180 gün hatırlanır; sunucuya gönderilmez. Kapatmak veya sayfayı kaydırmak kabul anlamına gelmez.