Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e Bireysel Başvuru

AİHM Başvurusunda İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi

AİHM başvurusunda iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı, aranan ölçütler, istisnalar ve Türkiye bakımından bireysel başvurunun bu şemadaki yeri.

AİHM Başvurusunda İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi - Av. Ceren Eren Hukuk Bürosu
İçindekiler
  1. Kuralın Dayandığı Düşünce: İkincillik
  2. Hangi Yolların Tüketilmesi Beklenir?
  3. Biçimsel Değil, İçerikle Birlikte Tüketme
  4. Türkiye Bakımından Bireysel Başvurunun Yeri
  5. Kuralın İstisnaları
  6. Süre Koşuluyla Bağlantısı
  7. Tüketmeyi Gösteren Kayıtlar
  8. Hazırlıkta Gözden Kaçmaması Yararlı Olan Noktalar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruların önemli bir bölümü, esası hiç tartışılmadan sonuçlanır. Bunun en sık rastlanan nedeni tek bir başlıkta toplanır: iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması. Kural ilk bakışta basit görünür; uygulaması ise dosyanın hangi mercilerden geçtiğine ve bu mercilerin önünde nelerin dile getirildiğine bağlıdır.

Aşağıdaki başlıklar kuralın neden var olduğunu, hangi yolların tüketilmesinin beklendiğini, Türkiye yönünden şemanın nasıl işlediğini ve istisnaları genel çerçevede ele almaktadır. Kural biçimsel bir formalite değildir; şikâyetin ulusal düzeyde gerçekten dile getirilmiş olmasını arar.

Kuralın Dayandığı Düşünce: İkincillik

Sözleşme sistemi, insan haklarının korunmasını öncelikle taraf devletlere bırakır. Uluslararası denetim ulusal mekanizmaların yerine geçmez; onların boşluk bıraktığı yerde devreye girer. İkincillik olarak adlandırılan bu anlayış, iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralının doğrudan kaynağıdır.

Bu yaklaşımın pratik bir sonucu vardır: devlete, iddia edilen ihlali kendi mercileri önünde giderme fırsatı tanınmalıdır. İnceleme sırasında bu fırsatın tanınıp tanınmadığına bakılır. Fırsat tanınmamışsa başvuru çoğu zaman esasa geçilmeden sonuçlandırılır.

Kural aynı zamanda bir iş bölümü kurar. Olguların tespiti, delillerin değerlendirilmesi ve ulusal hukukun yorumu iç hukuk mercilerine aittir; uluslararası denetim ise bu sürecin Sözleşme ölçütlerine uygun kalıp kalmadığına odaklanır. Ulusal aşamanın eksik bırakılması, denetimin dayanacağı zemini de eksik bırakır.

Hangi Yolların Tüketilmesi Beklenir?

Tüketilmesi beklenen yollar, kâğıt üzerinde var olan her yol değildir. Aranan ölçütler üç başlıkta toplanabilir:

  • Erişilebilirlik: yolun başvurucu tarafından fiilen kullanılabilir olması,
  • Elverişlilik: yolun, iddia edilen ihlali giderme yeteneği taşıması,
  • Makul başarı imkânı: yolun uygulamada sonuç üretebildiğinin görülmesi.

Bu ölçütleri taşımayan bir yolun kullanılmamış olması kural olarak başvuruyu sakatlamaz. Ancak değerlendirme, başvurucunun kişisel kanaatine değil mevzuata ve yerleşik uygulamaya dayanır. Yolun sonuçsuz kalacağı varsayımı tek başına yeterli görülmez; bu düşüncenin somut verilerle desteklenmesi beklenir.

Olağanüstü nitelikteki ya da tümüyle takdire bağlı başvuru imkânlarının tüketilmesi genellikle aranmaz. Buna karşılık bir tazminat mekanizması ihlali gidermeye elverişliyse, bu mekanizmanın işletilmesi beklenebilir. Aynı ihlal için birden çok yol öngörülmüşse, bunlardan birinin usulüne uygun kullanılması kural olarak yeterli sayılır.

Bir yolun etkili olup olmadığı soyut biçimde değil, somut şikâyet bakımından değerlendirilir. Aynı mekanizma bir tür şikâyette giderim sağlarken bir diğerinde sonuç üretmeyebilir. Bu nedenle değerlendirme, ihlal iddiasının niteliği ile mekanizmanın yetkisi karşılaştırılarak yapılır.

Biçimsel Değil, İçerikle Birlikte Tüketme

Kuralın iki yüzü vardır. Birincisi biçimseldir: yolun süresinde ve usulüne uygun kullanılmış olması gerekir. Süresi geçtiği için incelenmeyen ya da usulden reddedilen bir başvuru tüketilmiş sayılmaz; kendi kusuruyla yolu kapatan başvurucu bakımından bu durum ayrı bir sorun doğurur.

İkincisi içeriğe ilişkindir: şikâyetin özünün ulusal merciler önünde de dile getirilmiş olması aranır. Sözleşme hükümlerine ismen atıf yapılması şart değildir; ancak ihlal iddiasının esası, ulusal mercilerin bunu değerlendirebileceği açıklıkta ileri sürülmelidir. Sonradan eklenen yeni şikâyetler bu ölçüt bakımından sorun oluşturabilir.

Türkiye Bakımından Bireysel Başvurunun Yeri

Türkiye yönünden şema iki basamaklıdır. Olağan kanun yolları tamamlandıktan sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelir; bu yol, Sözleşme kapsamındaki hakların önemli bölümü bakımından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu kabul edilmektedir.

Bunun pratik karşılığı açıktır: ulusal aşama tamamlanmadan yapılan başvurular, kabul edilebilirlik incelemesinde bu gerekçeyle sonuçsuz kalabilir. Sıralamanın atlanması geri dönüşü zordur; süre koşulu bu arada işlemeye devam edebilir.

Belirli şikâyet türleri için kurulan özel mekanizmalar da şemaya eklenir. Uzun süren yargılamalar, kararların yerine getirilmemesi ya da benzeri konularda ulusal düzeyde bir başvuru mercii öngörülmüşse, önce bu merciin işletilmesi beklenebilir. Hangi mekanizmanın hangi şikâyeti kapsadığı zaman içinde değişebildiğinden güncel düzenlemenin kontrol edilmesi gerekir.

Şemanın işleyişinde bir nokta özellikle önem taşır: her basamağın kendi usul kuralları ve süreleri vardır. Olağan kanun yolunda süresinde yapılmayan bir başvuru sonraki basamağı da etkiler; ulusal aşamada usulden reddedilen bir talep, tüketme bakımından beklenen sonucu doğurmayabilir. Basamaklar arasındaki geçişin takvimle izlenmesi bu nedenle yerinde olur.

Kuralın İstisnaları

Her dosyada tüketilecek bir yol bulunmaz. İstisnalar genellikle şu başlıklarda toplanır:

  • Ulusal hukukta, iddia edilen ihlali giderebilecek bir yolun hiç öngörülmemiş olması,
  • Var olan yolun uygulamada işlemediğinin ya da sonuç üretmediğinin görülmesi,
  • Bir idari uygulamanın süreklilik kazanması ve resmî düzeyde hoşgörüyle karşılanması,
  • Başvurucunun yolu kullanmasını fiilen engelleyen özel koşulların bulunması.

İstisnaya dayanan başvurucunun bir açıklama yükü vardır: yolun neden etkisiz kaldığı, mümkünse ulusal kararlar ve somut örneklerle gösterilir. Buna karşılık tüketilmediği ileri sürülen yolun etkili olduğunu ortaya koymak davalı devlete düşer. Bu karşılıklı yük dağılımı, tartışmanın dosya üzerinden yürütülmesini sağlar.

İstisnaların dar yorumlandığı da gözetilir. Yolun uzun sürmesi, masraflı olması ya da sonucundan emin olunmaması tek başına tüketmekten kaçınmayı haklı kılmaz. Ölçüt, yolun iddia edilen ihlali giderme kapasitesidir; beklentinin gerçekleşmemiş olması değildir.

Süre Koşuluyla Bağlantısı

İki koşul birbirine bağlıdır. Başvuru süresi kural olarak iç hukuktaki nihai karardan itibaren işler; hangi kararın nihai sayılacağı ise hangi yolların tüketilmesi gerektiğine göre belirlenir. Etkisiz bir yola başvurulması süreyi kendiliğinden uzatmaz.

Bu nedenle yol haritasının baştan çıkarılması önem taşır: hangi yolun tüketileceği, hangi kararın nihai karar olacağı ve sürenin hangi tarihte başlayacağı birlikte belirlenir. Sürelerin uzunluğu Sözleşmede ve mahkeme kurallarında gösterildiğinden, başvurudan önce güncel metnin kontrol edilmesi yerinde olur.

Tüketmeyi Gösteren Kayıtlar

Başvuru formunda, tüketilen yolların karar örnekleriyle birlikte gösterilmesi beklenir. Dosyada çoğu zaman aşağıdaki kayıtlar aranır:

  • Derece mahkemesi kararları ve gerekçeli karar örnekleri,
  • Kanun yolu başvuru dilekçeleri ile bu başvurulara verilen kararlar,
  • Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun formu ve sonucunda verilen karar,
  • Tebligat evrakı ve tebliğ tarihini gösteren kayıtlar,
  • Özel başvuru mekanizmalarına yapılan başvurular ve bunların sonuçları,
  • Şikâyetin ulusal aşamada dile getirildiğini gösteren dilekçe bölümleri.

Belgelerin sıralı ve okunaklı sunulması, incelemenin dosya üzerinden yürütülmesini kolaylaştırır. Eksik karar örnekleri, tüketmenin gösterilememesi sonucunu doğurabilir.

Hazırlıkta Gözden Kaçmaması Yararlı Olan Noktalar

Hazırlıkta birkaç başlık düzenli olarak öne çıkar. Şikâyetin ulusal aşamada hangi ifadelerle dile getirildiği not edilir; kullanılan her yolun tarihi ve sonucu kaydedilir; kullanılmayan bir yol varsa bunun nedeni açıklanır.

Şikâyet birden çok hakka dayanıyorsa, her biri bakımından ayrı ayrı tüketme değerlendirmesi yapılması gerekir. Bir hak yönünden tamamlanmış olan ulusal süreç, diğer hak bakımından eksik kalmış olabilir; bu ayrımın başvuru formunda görünür kılınması incelemeyi kolaylaştırır.

Bunlara ek olarak ulusal süreç sürerken başvurunun erken yapılmaması, aynı şikâyetin iki mercide eşzamanlı yürütülmemesi, formun boş bölüm bırakılmadan doldurulması ve talebin açık biçimde yazılması gözetilir. Yazışma bilgilerinin güncel tutulması, bildirimlerin zamanında alınmasını sağlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüşün yerine geçmez. Tüketilmesi gereken yollar ile başvuru süreleri mevzuatta ve mahkeme kurallarında düzenlenmiş olup zaman içinde değişebilir; bu nedenle her dosyanın kendi karar geçmişi, şikâyet konusu ve tebligat kayıtları içinde ayrıca değerlendirilmesi yerinde olur.

Sık Sorulan Sorular

İç hukuk yollarının tüketilmesi ne anlama gelir?

İhlal iddiasının önce ulusal merciler önünde ileri sürülmesini ve devlete bu iddiayı giderme fırsatı tanınmasını ifade eder. Kural, insan haklarının korunmasının öncelikle taraf devletlere ait olduğu anlayışına dayanır. Tüketme yalnızca yola başvurmuş olmayı değil, yolun süresinde ve usulüne uygun kullanılmasını da kapsar. Ayrıca şikâyetin özünün ulusal aşamada dile getirilmiş olması beklenir.

Türkiye bakımından Anayasa Mahkemesine başvurmak zorunlu mudur?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Sözleşme kapsamındaki hakların önemli bölümü bakımından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle ulusal aşama tamamlanmadan yapılan uluslararası başvurular, kabul edilebilirlik incelemesinde bu gerekçeyle sonuçsuz kalabilir. Şemanın ilk basamağını olağan kanun yolları oluşturur. Hangi yolun somut şikâyet bakımından tüketilmesi gerektiği ise dosyanın niteliğine göre değişir.

Sonuç vermeyeceği düşünülen bir yola yine de başvurmak gerekir mi?

Etkili olmayan yolların tüketilmesi kural olarak beklenmez; ancak bu değerlendirme başvurucunun kişisel kanaatine bırakılmaz. Yolun erişilebilir olmadığı, ihlali gidermeye elverişli bulunmadığı ya da uygulamada sonuç üretmediği somut verilerle gösterilmelidir. Ulusal kararlar ve yerleşik uygulama bu açıklamanın dayanağını oluşturur. Aksi hâlde başvuru, yolun tüketilmediği gerekçesiyle sonuçsuz kalabilir.

Ulusal aşamada dile getirilmeyen bir şikâyet sonradan ileri sürülebilir mi?

Kuralın içerik yönü, şikâyetin özünün ulusal merciler önünde de ileri sürülmüş olmasını arar. Sözleşme hükümlerine ismen atıf yapılması şart değildir; ancak iddianın, ulusal mercilerin değerlendirebileceği açıklıkta dile getirilmesi beklenir. İlk kez uluslararası aşamada eklenen şikâyetler bu ölçüt bakımından sorun oluşturabilir. Bu nedenle hangi itirazın hangi dilekçede yer aldığının gösterilmesi yerinde olur.

İç hukuk yollarının tüketilmesi ile başvuru süresi arasında nasıl bir bağ vardır?

Süre kural olarak iç hukuktaki nihai karardan itibaren işler; hangi kararın nihai sayılacağı ise tüketilmesi gereken yollara göre belirlenir. Etkisiz bir yola başvurulması süreyi kendiliğinden uzatmaz. Bu nedenle yol haritasının ve sürenin başlangıç tarihinin baştan birlikte belirlenmesi gerekir. Sürenin uzunluğu Sözleşmede ve mahkeme kurallarında gösterildiğinden güncel metnin kontrol edilmesi yerinde olur.

Başvuruda tüketme hangi belgelerle gösterilir?

Derece mahkemesi kararları, kanun yolu başvuru dilekçeleri ile bunlara verilen kararlar ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun sonucu dosyanın temel parçalarıdır. Tebligat evrakı ile tebliğ tarihini gösteren kayıtlar da sürenin hesaplanması bakımından sunulur. Şikâyetin ulusal aşamada dile getirildiğini gösteren dilekçe bölümlerinin işaretlenmesi incelemeyi kolaylaştırır. Eksik veya okunaksız karar örnekleri, tüketmenin gösterilememesi sonucunu doğurabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya danışmanlık teşkil etmez. Somut bir olay bakımından değerlendirme, olayın koşulları ve ilgili belgeler incelenerek yapılabilir.

§ İletişim

İletişim bilgileri ve görüşme talebi

Görüşmeler randevu ile planlanır. Talebinizi telefonla, e-postayla veya iletişim sayfasındaki form aracılığıyla iletebilirsiniz.

Görüşme Talebi Oluştur
Telefon
0532 429 09 26
Adres
Osmaniye Mah. İncirli Yolu Sk. Sarıalioğlu Apt. No: 31 K: 5 D: 12, 34146 Bakırköy/İstanbul Haritada aç (yeni sekmede açılır) ↗
Çalışma Saatleri
Pazartesi–Cuma / 09.00–18.00
Şeffaf ve anlaşılır

Çerezler, gizlilik ve kullanım koşulları

Bu sitede analitik veya reklam amaçlı izleme çerezleri kullanılmaz. Yönetici oturumu gibi gerekli teknik kayıtlar ve seçiminizi hatırlayan tarayıcı kaydı kullanılır.

“Kabul et” seçimi, aşağıdaki site kullanım koşullarını kabul ettiğinizi ve gizlilik ile çerez açıklamalarını okuduğunuzu belirtir. İsteğe bağlı izleme veya pazarlama izni vermez.

Sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu seçim bir avukatlık veya vekâlet sözleşmesi kurmaz; iletişim formundaki bilgilendirme ve onayın yerine geçmez.

Seçiminiz bu tarayıcıda 180 gün hatırlanır; sunucuya gönderilmez. Kapatmak veya sayfayı kaydırmak kabul anlamına gelmez.